| Sanatçı | Henry Perronet Briggs (1791-1844) |
| Gravür Yapan | Samuel Sangster(1804-1872) |
| Basım Tarihi | 1852 |
| Baskı Türü | Çelik Baskı |
| Kategori | William Shakespeare ve Çalışmaları |
| Kaynak | The National Gallery Div 5 Comprising The Pictures Known As The Vernon Collection And A Selection From The Works Of Modern Sculptors (G.Virtue) |
William Shakespeare’in “Romeo ve Juliet” adlı trajedisi, aşk ve kader temalarını işleyen dünya edebiyatının en ünlü eserlerinden biridir. 1595–1596 yıllarında yazılan oyun, Verona’da düşman iki ailenin çocukları olan Romeo ve Juliet’in trajik aşkını konu almaktadır. Oyun, gençliğin tutkusu, sevginin saflığı ve aile çatışmalarının yıkıcı sonuçları etrafında şekillenir. Bu gravürde, oyunun önemli yan karakterlerinden Juliet’in dadısı ile birlikte sahnelendiği bir an tasvir edilmiştir. Dadı, oyunda Juliet’in sırdaşı, arabulucusu ve koruyucusu olarak önemli bir rol oynamaktadır. Kimi zaman sahneye mizah katar, kimi zaman da dramatik gelişmeleri hızlandırır. Gravürdeki sahne, Juliet’in Romeo’dan haber beklediği ve sabırsızlıkla dadısının dönüşünü gözlediği bölüme göndermedir. Juliet bu sahnede, yaşlı dadısının yavaşlığından yakınır ve aşk haberlerini hemen öğrenmek ister. Bu sahne, oyunda gençliğin aceleciliği ile yaşlılığın ağırbaşlılığı arasındaki karşıtlığı mizahi bir şekilde ortaya koymaktadır. Gravür, üç figürün etkileşimini öne çıkarmaktadır. Juliet ince ve zarif bedeniyle gençliğin tazeliğini simgelerken, dadı ağır giysileri, bastonu ve yorgun yüz ifadesiyle yaşlılığın temsilcisidir. Yanlarında yer alan üçüncü figür Peter, dadının yardımcısı olarak oyunda küçük ama komik bir rol üstlenmektedir. Burada ressam, Shakespeare’in metninde doğrudan sahneye girmemesi gereken bu karakteri resme ekleyerek görsel kompozisyona mizahi bir unsur katmıştır. Gravürdeki jest ve mimikler, Juliet’in sabırsızlığını, dadının yorgunluğunu ve Peter’ın hafif alaycı tavrını açık biçimde yansıtmaktadır. Kompozisyonun sol ve sağında yer alan heykel ve mimari sütunlar sahneyi Verona’nın aristokratik bahçe atmosferine sokmuştur. Heykelde görülen putto figürü ise aşk ve masumiyetin alegorik simgesi olarak sahnenin anlamını pekiştirir. Sanatçı, ışık ve gölge oyunlarıyla Juliet’in gençliğini ön plana çıkarırken, dadının yüzünü gölgeyle daha ağır bir ifadeye büründürmüş, böylece Shakespeare’in metninde öne çıkan “gençliğin aceleciliği-yaşlılığın yavaşlığı” karşıtlığını görsel dile aktarmıştır.