| Gravür Yapan | J. & C.Walker (Active 1820-1895) |
| Basım Tarihi | 1840's |
| Baskı Türü | Çelik Baskı-Orijinal Elle Boyama |
| Kategori | Haritalar |
| Kaynak | London, Edward Stanford 6 Charing Cross |
Bu harita, 19. yüzyılda Yunanistan’ın yeni bağımsızlığını kazanmış krallık sınırları içerisinde, tarihi bölgeleri ve doğal coğrafyasını detaylı şekilde gösteren orijinal elle boyama renkli bir gravürdür. Harita, hem antik Yunan bölgeleriyle hem de yeni kurulan Yunan Krallığı'nın idari bölünmeleriyle örtüşen çok katmanlı bir yapı sunmaktadır. Özellikle Mora Yarımadası (Peloponnesos), Orta Yunanistan, Attika ve adalar açık şekilde ayırt edilebilmekte ve bölgeler renkli sınır çizgileriyle belirginleştirilmiştir. Haritanın sol alt köşesinde yer alan başlık bölümünde, haritanın Society for the Diffusion of Useful Knowledge (SDUK- Yararlı Bilginin Yayılması Derneği) tarafından yayınlandığı belirtilmektedir. SDUK ingiliz Lord Henry Peter Brougham tarafindan 1826'da kurulmuştur. Hızla genişleyen okuyucu kitlesi için ucuz ama yüksek kaliteli bilimsel haritalar yayınlayan Londra merkezli dernek, 19. yüzyıl eğitim tarihinde onemli bir rol oynamıştır. Haritanın üst kısmında, Gulf of Volo (bugünkü Volos Körfezi) ve Lamia gibi kuzey sınır noktaları yer alırken, güneyde Cape Matapan (Tenaro Burnu), batıda Cephalonia ve Zante (Zakynthos) gibi İyon Adaları, doğuda ise Ege Denizi ve Cyclades takımadalarına kadar olan geniş bir coğrafya kapsanmıştır. Attika, Boeotia, Argolis, Arcadia, Laconia, Messenia gibi klasik antik bölgeler modern sınırlar içindeki görünümleriyle detaylı şekilde yer almaktadır. Renkli çizgiler, bu bölgelerin sınırlarını belirlemek için kullanılmış olup, idari veya tarihi bölünmeleri simgeler. Haritada Delphi, Thebes, Corinth, Athens, Sparta, Mycenae, Marathon, Thermopylae gibi antik Yunan tarihine damga vurmuş şehirler özenle işlenmiştir. Harita üzerinde dağlar, nehirler, körfezler, liman kentleri ve antik yollar gösterilmiş; kıyı çizgileri ve ada grupları detaylı biçimde işlenmiştir. Ayrıca, Yunanistan’ın bağımsızlığını kazandıktan sonra Osmanlı’dan ayrılarak şekillenen ilk sınırları açısından da bu harita önemlidir. 1830’lardan sonra Batı Avrupa’da basılan bu tür haritalar, hem modern Yunan devletinin kuruluşunu belgelemekte hem de klasik antikiteye olan Batılı ilgiyi kartografik olarak yansıtmaktadır.