| Sanatçı | James Playfair (1738-1819) |
| Gravür Yapan | Samuel John Neele (1758-1824) |
| Basım Tarihi | 1814 |
| Baskı Türü | Bakır Baskı |
| Kategori | Haritalar |
| Kaynak | A New General Atlas, Ancient and Modern by James Playfair-London, Published May 12 1814 by T.Underwood Fleet Street |
Bu harita, “Libya ve Afrika’nın Kuzey Bölgesi” başlığını taşımakta olup, Dr. James Playfair’in “Geography” atlası için hazırlanmış ve erken 19. yüzyılda Samuel John Neele tarafından bakır levha üzerine gravür tekniğiyle basılmıştır. Harita, Kuzey Afrika kıyı kuşağını (bugünkü Fas, Cezayir, Tunus, Libya ve Mısır’ın batı bölgesi) ile Akdeniz’in güney havzasını kapsamaktadır. Kuzeyde İspanya, İtalya, Yunanistan ve Ege Adaları yer alır. Ölçü sistemi, Roma ve İngiliz mil değerleriyle verilmiştir. Harita koordinat (ızgara) sistemiyle yapılandırılmış ve hachure (tarama-gölgeleme) tekniğiyle dağlık alanların rölyefi işlenmiştir. Bu harita, Napolyon dönemi sonrası Avrupa’nın Kuzey Afrika’ya yönelen ilgisinin arttığı bir evrede üretilmiştir. 1810’lar, hem antik coğrafya çalışmalarının yeniden canlandığı, hem de kolonyal keşiflerin ivme kazandığı bir dönemdir. Haritanın başlığında “Libya” ve “Africa Pars Borealis” ifadelerinin birlikte kullanılması, antik Roma coğrafyasının isimlendirme geleneğini sürdüğünü göstermektedir. Kuzey Afrika kıyı hattı, özellikle Atlas Dağları zinciri, Sirenaica (bugünkü Libya’nın doğusu), Cyrenaica, Pentapolis ve Carthago (Kartaca) gibi antik yerleşimlerle detaylı biçimde işlenmiştir. Akdeniz’e komşu büyük adalar (Sicilia, Sardinia, Kreta) ve kıyı şehirleri (örneğin Leptis Magna, Alexandria, Utica) dönemin deniz ticareti ve kültürel etkileşim hatlarını vurgular. Harita, çöl kuşağının ötesini yalnızca kısmen tanımlar; “Libyæ Interioris Desertæ” (İç Libya Çölü) ibaresiyle Avrupa bilgisinin sınırını da görsel olarak kayda geçirir. Harita, Hristiyanlık tarihinde önemli bir coğrafyayı da temsil eder. Kartaca, İskenderiye ve Cyrene gibi kentler, erken Hristiyanlık döneminde teolojik merkezler ve piskoposluk bölgeleri olarak öne çıkmıştır. Bu nedenle, haritanın “antik coğrafya” ekseninde oluşturulmuş olması yalnızca tarihsel değil, dini belleğin haritalanması açısından da anlam taşır. Aynı zamanda bu bölgeler, İslam coğrafyasının 7. yüzyıldan itibaren şekillendirdiği kültürel dönüşümün erken dönemini de yansıtır.