| Basım Tarihi | 1750's |
| Baskı Türü | Bakır Baskı |
| Kategori | Haritalar |
| Kaynak | Mr.S.Clark's Family Bible (Printed For & Sold By I.Fuller At Bible in Blonbladder Street Cheapside London ) |
18. yüzyılın ortalarında hazırlanan “Eski Kudüs” başlıklı harita, Kudüs’ün tarihsel-topografik yapısını kutsal metinler ışığında yeniden kurgulamaktadır. Harita, fiziksel coğrafyadan ziyade, teolojik ve sembolik bir Kudüs algısını yansıtır; özellikle Eski Ahit’in ve bazı apokrif metinlerin mekansal anlatılarını grafiksel düzlemde somutlaştırma çabası dikkat çekicidir. Kudüs burada kutsallık merkezli olarak dairesel ve radyal biçimde düzenlenmiş; kentin tam merkezinde anıtsal ölçekte resmedilen Süleyman Mabedi (Solomon’s Temple) yerleştirilmiştir. Tapınak, ritüel bölümlerine ayrılmış şekilde, Court of the Priests (Kahinlerin Avlusu), Sanctum Sanctorum (En Kutsal Yer) gibi tabakalarla çizilmiştir. Bu sunum biçimi, Yahudi tapınak geleneği kadar Hristiyan yorumlarında da güçlü şekilde hissedilen merkezilik anlayışını ifade eder. Tapınağın çevresine yayılan kentsel plan, yoğun şekilde yapılaşmış pazar alanları (örneğin Fish Market), kutsal yollar ve sur kapıları ile çevrelenmiştir. Kudüs’ün kuzey kısmında yer alan Mount Calvary (İsa’nın çarmıha gerildiği yer), doğuda Valley of Kidron (Kidron Vadisi), güneyde Hill of Evil Counsel gibi Hristiyan teolojisinde merkezi rol oynayan alanlar da detaylı biçimde haritada yer bulmuştur. Bunun yanı sıra David’s Palace, Pompey’s Camp, City of Melchisedek gibi figüratif yapılar ve mitolojik referanslı yer isimleri de işlenmiştir. City of Salem or Melchisedec ifadesi, Kudüs’ün en erken dönemlerine ve Melkisedek figürüne atıfta bulunur. Ayrıca haritanın sol alt kısmında yer alan ölçek çubuğu, antik ve modern ölçü birimlerini karşılaştırmalı olarak sunar; bu da dönemin bilimsel-kartografik anlayışını gösterir. Harita, topografik doğruluktan çok, İncil metinlerinin coğrafi temsilini ve hacıların zihinsel Kudüs haritasını oluşturmayı hedefleyen bir yapıya sahiptir. Bu yönüyle harita, yalnızca tarihi veya kartografik bir belge değil; aynı zamanda teolojik pedagojinin, kutsal mekan hafızasının ve Batılı inanç coğrafyasının görsel bir temsili olarak değerlendirilmelidir.