GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Kudüs Şehir Planı ve Çevresi -  - 1870
GHA11101B
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Kudüs Şehir Planı ve Çevresi

Basım Tarihi1870
Baskı TürüÇelik Baskı
KategoriHaritalar
KaynakThe Self-Interpreting Family Bible, Brown, Rev. John.

Açıklama

1870 tarihli bu harita, kutsal metinlerin coğrafi gerçeklik üzerinden anlaşılmasına yönelik üretilmiş detaylı bir plan olup, “Plan of Jerusalem and Its Environs” (Kudüs ve Çevresi Planı) başlığını taşımaktadır. Harita, Kudüs’ün Eski Şehir (Old City) merkezini ve çevresini topografik olarak betimlerken, dini anlatılara konu olmuş mekanları da dikkatle işaretlemektedir. Hachure tekniğiyle tepeler, vadiler ve yükseltiler gösterilmiş; Kudüs’ün fiziksel yapısı ile kutsallık atfedilen alanlar arasında mekansal bağ kurulmuştur. Kentin çevresi; doğuda Zeytin Dağı (Mount of Olives), kuzeyde Kidron Vadisi, batıda Hinnom Vadisi ve güneyde Silvan bölgesiyle kuşatılmıştır. Haritanın merkezinde, İsa’nın çarmıha gerildiğine ve gömüldüğüne inanılan Kutsal Kabir Kilisesi (Church of the Holy Sepulchre), Hristiyanlık için olduğu kadar haritanın tarihsel bağlamı açısından da merkezi bir konumdadır. Ayrıca Kubbetü's-Sahra, Mescid-i Aksa Camii, Bethesda ve Siloam Havuzu (Hazreti İsa’nın mucizelerini gerçekleştirdiği havuzlar), Gethsemane Bahçesi (Hazreti İsa’nın çarmıha gerilmeden önce dua ettiği yer), Absalom’un Mezarı, Hazreti Zekeriya ve Kralların Mezarları gibi çok katmanlı kutsal alanlar, Hristiyan, Yahudi ve Müslüman anlatıların iç içe geçtiği yerler olarak işaretlenmiştir. Harita, Kudüs’ü dört ana bölgeye ayıran klasik mahalle yapısını da içerecek biçimde tasarlanmıştır: Hristiyan Mahallesi kuzeybatıda yer alır ve Kutsal Kabir çevresinde yoğunlaşır; Müslüman Mahallesi kuzeydoğuda Tapınak Tepesi’ne komşudur ve en geniş mahalledir; Ermeni Mahallesi güneybatıda Sion Tepesi çevresine yayılırken, Yahudi Mahallesi güneydoğuda, Ağlama Duvarı'nın bulunduğu Tapınak Tepesi’nin batı yamaçlarını kapsar. Bu dört mahalle sistemi, Osmanlı döneminde kurumsallaşmış ve hem idari hem dini aidiyetler açısından sürdürülebilir kentsel düzeni temsil etmiştir. Harita, sadece topografik bir plan değil, aynı zamanda üç semavi dinin kutsal anlatılarının katman katman işlendiği bir teolojik hafıza mekanı olarak da değerlendirilebilir. Bugün bile büyük ölçüde geçerliliğini koruyan bu mekansal yapı, hem dini hem politik anlamlar taşımaya devam etmektedir.