GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Aulis'teki İphigenia  - Eduard Charlemont (1848-1906) - 1894
GTO32301B
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Aulis'teki İphigenia 

SanatçıEduard Charlemont (1848-1906)
Gravür YapanRichard Paulussen (1852-1906 )
Basım Tarihi1894
Baskı TürüFotogravür
KategoriTiyatro, Opera ve Bale
KaynakDie Theater Wiens; Das K.K. Hofburgtheater seit seiner Begründung, von Oskar Teuber und Alexander von Weilen - Gesellschaft für vervielfaaltigende Kunst, Wien

Açıklama

1894 yılında Viyana sahne sanatlarını belgeleyen “Die Theater Wiens” de yayımlan bu gravür, Eduard Charlemont tarafından tasarlanmış, Richard Paulussen tarafından gravür hale getirilmiştir. Gravür, Viyana Burgtheater'ında yer alan "Iphigenia in Aulis" başlıklı tavan freskini detaylı bir şekilde betimlemektedir. Gravür, Antik Yunan tragedyasının önemli eserlerinden biri olan Euripides’in “Iphigenia in Aulis” (Aulis’te İphigenia) adlı oyununa dayanmaktadır. Eserin son bölümünü betimleyen bu dramatik sahnede, Troya Savaşı’na gitmek üzere olan Yunan ordusu, tanrıça Artemis’in rüzgarları durdurması nedeniyle seferine çıkamaz. Tanrıçayı yatıştırmak için bir kurban verilmesi gerektiği ortaya çıkar. Ordunun başkomutanı Agamemnon, tanrıçanın öfkesini dindirmek için kendi kızı İphigenia’yı kurban etmeye razı olur. Ancak kurban töreni sırasında, tam kılıç İphigenia’nın başına inecekken, genç kız birden ortadan kaybolur. Artemis, kurbanı kabul etmiştir ve bu mucizevi olayın ardından rüzgar yeniden eser ve ordu sefere devam edebilir. (Bazı yorumlarda Artemis, İphigenia kurtarmış ve onun yerine kurban masasına bir geyik koymuştur.) Bu gravürün bulunduğu kitap olan “Die Theater Wiens” de bu gravürle ilgili yapılan açıklamalar şöyledir; “Kurban edilme hazırlıkları ve tanrıça tarafından kurtarılma sahneleri iki ayrı olay dizisi olarak gösterilmiştir; hatta İphigenia’nın figürü iki kez tekrarlanmıştır: birinde kurban sunağında ölümüne razı olmuş şekilde diz çökmüşken, hemen yanında lütufkar bir tavırla duran Artemis'e alçakgönüllü bir duruşla bakmaktadır. Tapınağın ön avlusu ve kurban yeri, denize kadar uzanır; sağ tarafta yer alan Dor düzenindeki sütunlu galeri (peristil), sahne dekoru olarak çok başarılıdır, ancak perspektif çizimi kenarlara doğru biraz bozulmuştur. Akhalılar, tapınak sütunlarının önünde sıralanmış halde dizilmişlerdir; aynı şekilde aşağıdaki platformda da sıkışık bir şekilde toplanmışlardır. Miğferler parıldamakta, kılıçlar çekilmiş, kalkanlar kaldırılmış, mızraklar göğe doğru dimdik uzanmaktadır. Bu sahne baştan sona silahlarla donanmış muazzam bir kompozisyondur. Hepsi sefere ve savaşa doğru ilerlemektedir. Ön planda Agamemnon yer almaktadır. Başında yüksek krallık miğferiyle, tam anlamıyla Homeros’un zırh tasvirine uygun biçimde resmedilmiştir. Yan dönmüştür, sol ayağını yukarı kaldırmış, canlı bir kol hareketiyle göğe, beklenen deniz rüzgarını getiren yoğun bulut kütlesine işaret etmektedir. Bu figür, resimsel canlılık açısından zengindir ve patetik ifadesiyle adeta Fransız stilinde dramatik bir karaktere sahiptir. Onun arkasında, güçlü beden yapısına sahip bir delikanlı, yüksek sesle bağırarak bir elinde kılıç, diğerinde defne dalı tutar. Aynı güçlü heyecan, savaşçı kalabalığının tümüne yayılmıştır. Aralarından bazıları komutan figürleri olarak ayırt edilebilecek şekilde betimlenmiştir. Her yerde yoğun bir hareket, yüksek sesli haykırışlar; tüm sahne, büyük bir kahramanlık operasının coşkulu finali gibi tiyatral bir etki yaratır. Sunağın başında, ellerini dua eder gibi açmış yaşlı sakallı rahip oldukça konvansiyonel bir figürdür ve tipik bir sahne rahibi gibidir. Kadın figürleri ise bu sert erkek aksiyonu arasında sade ama duygusal bir tını yaratır. Kenarda iki genç kız, ellerinde hurma dallarıyla ürkek ve edepli bir biçimde sahneye bakmaktadır. Ortadakiler ise, sunağın önünde yere kapanmış İphigenia’ya şefkatle eğilmişlerdir. Ve şimdi, kurtarıcı tanrısal eylem gerçekleşir. Ok ve sadakla betimlenen Artemis, dirilmiş olan minnettar genç kıza doğru süzülür. Parlak tanrısal bulutlar, karanlık fırtına bulutlarının arasından etkileyici bir şekilde sıyrılır. Ancak bu figürler sadece mucizeyi gösterecek ölçüde tanımlanmış, büyük detaylara girilmemiştir. Sahnenin en dış kenarında, her iki tarafta da başka tanrısal varlıklar yer alır: tapınağın yanında Pallas Athena, coşkulu Euripos kıyısında ise Poseidon – ama Poseidon’un figürü, sahnenin genel kompozisyonuyla neredeyse artık bağlantısız kalmaktadır.” Gravür, sadece dramatik bir mitolojik olayı değil, aynı zamanda trajedinin temel unsurları olan tanrısal adaleti, kaderin kaçınılmazlığını ve insanın çaresizliğini göz alıcı bir teatral estetik içinde sunmaktadır. Viyana’daki Burgtheater’ın tavan süslemeleri arasında yer almış olan bu tür sahneler, 19. yüzyılda klasik kültüre duyulan hayranlığın, tiyatro sahnesine ve görsel sanatlara nasıl taşındığının da bir göstergesidir. Iphigenia’nın kurtuluş anı, izleyiciye hem insani hem tanrısal düzlemde dokunan evrensel bir anlatı sunmaktadır.

Gravüre Temel Alınan Özgün Eser Hakkında Bilgi Gravürü Yapılan Resmin Orijinal İsmi "Iphigenie in Aulis-Aulis'teki İphigenia", 1886-1887, Duvar Resmi, Viyana Burgtheater, Viyana, Avusturya