GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
İstanbul’da Sultan Ahmet Camii - Sancak-ı Şerif’in ya da Hz.Muhammed Peygamber’in Kutsal Sancağının Çıkarılması - Thomas Allom (1804-1872) - 1839
GOT1401F
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

İstanbul’da Sultan Ahmet Camii - Sancak-ı Şerif’in ya da Hz.Muhammed Peygamber’in Kutsal Sancağının Çıkarılması

SanatçıThomas Allom (1804-1872)
Gravür YapanEdward Goodall (1795-1870)
Basım Tarihi1839
Baskı TürüÇelik Baskı
KategoriOsmanlı İmparatorluğu ve Türkiye
KaynakConstantinople And The Scenery Of the Seven Churches of Asia Minor Illustrated…, With an historical Account of Constantinople, and Descriptions of the Plates… (Fisher, Son & Co. London & Luai De L'Ecole, Paris)

Açıklama

Bu gravür, Osmanlı döneminde Sultan Ahmet Camii’nin iç mekanında gerçekleşen son derece önemli bir törensel anı betimlemektedir. Bu sahne, Osmanlı ordusunun ve toplumunun ruhunu derinden etkileyen bir uygulamayı, yani Hz. Muhammed Peygamber’in Kutsal Sancağı’nın (Sancak-ı Şerif) çıkarılışını göstermektedir. Bu kutsal emanet, Osmanlı Devleti veya İslam dünyası büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığında özellikle savaş zamanlarında orduya manevi güç vermek ve silaha gücü yeten her müslümanın bayrak altında toplanması için çıkarılır, aynı zamanda Osmanlı sultanının dini otoritesini de pekiştirirdi. Yeniçerilerin ve ulemanın bir arada bulunması, devletin askeri ve dini unsurlarının aynı mekanda, aynı amaç uğruna birleştiğini göstermektedir. Dolayısıyla gravür, yalnızca bir dini töreni değil, Osmanlı siyasi ve toplumsal düzeninin sembolik ifadesini de yansımaktadır. Gravür, mimari ve insan figürlerinin kompozisyonuyla etkileyici bir derinlik sunmaktadır. Sultan 1. Ahmet tarafından 1616 yılında mimar Sedefkar Mehmet Ağa’ya Ayasofya’nın karşısında yaptırılan Sultan Ahmet Camii’nin görkemli kubbeleri, geniş kemerleri ve kalın sütunları ayrıntılı bir biçimde işlenmiş, mekanın ihtişamı izleyiciye güçlü bir şekilde aktarılmıştır. Önde diz çöken ve secde eden cemaat, arkada sıralanmış topluluk ve mihrap çevresindeki din adamları, figürlerin düzenli yerleşimiyle törensel bir ahenk oluşturmaktadır. Işık-gölge kullanımı, özellikle sancağın çıkarıldığı alanı vurgulayarak izleyiciyi sahnenin manevi ağırlığına odaklamaktadır.