GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Padişah I. Abdülhamid'in Kızı Esma Sultan Saltanat Arabasında - Thomas Allom (1804-1872) - 1838-1839
GOT1201
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Padişah I. Abdülhamid'in Kızı Esma Sultan Saltanat Arabasında

SanatçıThomas Allom (1804-1872)
Gravür YapanJoseph John Jenkins (1811-1885)
Basım Tarihi1838-1839
Baskı TürüÇelik Baskı
KategoriOsmanlı İmparatorluğu ve Türkiye
KaynakConstantinople And The Scenery Of the Seven Churches of Asia Minor Illustrated…, With an historical Account of Constantinople, and Descriptions of the Plates… (Fisher, Son & Co. London & Paris)

Açıklama

Bu gravür, Osmanlı saray kadınlarının saltanat arabaları ile katıldıkları mesire yolculuklarını betimlemektedir. Gravürde yer alan araba, dönemin İstanbul’unda hanım sultanların en ihtişamlı biçimde kullandıkları nakil vasıtalarından biridir. Arabanın gövdesi, yaysız tekerlekler üzerine oturtulmuş hantal bir yapıdadır ve zengin oymalar ve yaldızlı süslemeler ile donatılmıştır. Çekim gücü, uzun boynuzlu ve alın kılları kınalanmış mandalarla sağlanmaktadır. Rum kökenli arabacı hayvanları yönlendirirken, arabanın yanında yürüyen zenci haremağası kılıcıyla arabanın mahremiyetini ve içindeki kadınların şerefini korumaktadır. Gravürün yer aldığı “Constantinople And The Scenery Of the Seven Churches of Asia Minor Illustrated…” adlı kitapda, eskiden bu arabaların ipek perdelerle tamamen kapalı olduğu, harem kadınlarının yüzlerini veya içerideki düzeni kimsenin görmesine izin verilmediği ancak 19. yüzyıl ortalarında batılı adetlerin Osmanlı toplumuna girmesiyle birlikte bu perdelerin kaldırıldığı ve harem kadınları artık daha görünür hale geldiği belirtilmiştir. Gravürde görülen üstü açık ve süslemeli arabalar, bu kültürel dönüşümün görsel belgeleridir. Resimdeki sahne, Padişah I.Abdülhamit'in Kızı Esma Sultan’ın Eyüp’teki sarayından Kağıthane mesiresine yolculuğu sırasında tasvir edilmiştir. Arabanın içindeki kadınların başörtülü ve yüz örtülüdür. Yol boyunca kadınların bir yanda, erkeklerin diğer yanda sıralanmışlardır. Dolayısıyla bu gravür, yalnızca bir yolculuk sahnesini değil, Osmanlı’da saray kadınlarının sosyal yaşamdaki temsili, mahremiyet ve ihtişamın iç içe geçtiği bir kültürel yapıyı da sergilemektedir.