| Sanatçı | Thomas Allom (1804-1872) |
| Gravür Yapan | Albert Henry Payne (1812-1902) |
| Basım Tarihi | 1850's |
| Baskı Türü | Çelik Baskı |
| Kategori | Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye |
| Kaynak | Leipzig, Engl. Kunst-Anstalt |
Bu gravür, İstanbul’da bir haremdeki çerkez kadınlarını betimlemektedir. “Haremdeki Çerkez Kadınlar” başlıklı bu gravürün yer aldığı “Constantinople And The Scenery Of the Seven Churches of Asia Minor Illustrated…” adlı kitapda bu gravür ve çerkez kadın köleler ile ilgili yazılı bilgiler özetle şöyledir; Kitap metninde, Çerkezistan’ın antik çağlardan 19. yüzyıla uzanan tarihsel ve toplumsal yapısını, özellikle Çerkes kadınlarının köle ticareti ve Osmanlı harem sistemi içindeki konumunu anlatılmaktadır. Antik dönemde Kolhis olarak bilinen bu bölge, Yunan mitolojisi ve ticaretinde kadın bedeni üzerinden değer kazanmış ve bu anlayışın, metne göre, modern döneme kadar sürdüğü ileri sürülmüştür. Çerkes kadınları, fiziksel güzellikleriyle öne çıkarılan ve bu nedenle ticari bir meta olarak görülen bir grup olarak tasvir edilmiştir. Metin, Çerkez toplumunun kabile temelli yapısını, reislik sistemini ve yazılı hukuk yerine örf ve adetlere dayalı yönetimini aktarır. Ekonomik faaliyetlerin sınırlı olduğu, esas ticaretin at ve kadın üzerinden yürütüldüğü iddia edilir. Bölgedeki dini yapı ise yüzeysel ve pragmatik bir biçimde betimlenir ve ailelerin kız çocuklarını, ileride İstanbul’da daha kolay satılabilmeleri için dini kurallara göre yetiştirdiği belirtilir. Köle ticareti süreci ayrıntılı biçimde anlatılır: Kızların sahile gelen teknelerle İstanbul’a taşınması, yolculuk sırasında özellikle fiziksel görünümlerinin korunmasına özen gösterilmesi, başkente ulaştıklarında hanlarda tutulmaları ve burada kızlar ağası tarafından seçilmeleri. En beğenilenler saray haremi için ayrılırken, diğerleri Avrat Pazarı’nda satılır. Çerkes kölelerin, diğer köle gruplarından farklı olarak, daha mahrem ve ayrı mekanlarda tutulduğu vurgulanır. Son bölümde metin, bir gravür sahnesine odaklanarak harem içindeki gündelik hayatı betimler: Efendinin nargile içerken Çerkes cariyeleri seyretmesi, cariyelerin müzik ve eğlence yoluyla efendiyi hoşnut etmeye çalışmaları ve kapıda bekleyen hadım ağasının bu mahrem alanı koruması. Bu sahne, metnin genelinde kurulan harem, cariye, efendi ilişkisini görsel olarak tamamlayan bir anlatı işlevi görür.