| Sanatçı | Sebastian Munster (1489-1552) |
| Gravür Yapan | Georg Scharffenberg (1530-1607) |
| Basım Tarihi | 1628 |
| Baskı Türü | Tahta Baskı |
| Kategori | Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye |
| Kaynak | Cosmographia Universalis, Omnium Orbis Terrarum Regionum et Insularum Veteribus cognitarum descripsit P. Sebastianus Munsterus. This translates to Universal Cosmography, Describing All the Regions and Islands of the World, Known to the Ancients, by P. Sebastian Münster (German Version) |
Bu Almanca ahşap baskı gravür, başlığındaki “SELIMVS II” ifadesinin de gösterdiği gibi, Osmanlı padişahı II. Selim’in türbesini ve İstanbul’un bazı önemli yapılarının Batılı bir sanatçı tarafından hayal edilerek oluşturulmuş bir temsilini içerir. Gravür, 16. yüzyıldan itibaren Avrupa’da büyük ilgi gören ve Osmanlı dünyasını betimlemeye yönelik metin-görsel bütünlüğü içinde yayımlanan “Türckenbücher” olarak bilinen Türk konulu kitaplarda, kozmografyalar ve seyahatname türü eserlerde sıklıkla karşılaşılan ikonografik bir geleneğin parçasıdır. Bu eserlerde Osmanlı sultanlarının saray yaşamı, türbeleri ve İstanbul’un önemli mekanları çoğu zaman gerçek gözlemlerden değil, Avrupa’da yerleşmiş “Doğu” imajına göre şekillendirilmiştir. Gravürde II. Selim’in türbesi, gerçekte Ayasofya’nın güneybatısında yer alan 1577 tarihli mimar Mimar Sinan eseri altıgen planlı türbeden oldukça farklı, tamamen Avrupai bir sembolik dekorla tasvir edilmiştir. Avrupa sanatçısı için amaç, mimari doğruluk değil, “Doğu’nun ihtişamlı hükümdarının ebedi istirahatgahı” temasını vurgulayan teatral bir sahne üretmektir. Türbeyi örten süslemeli, çadırı andıran örtüler, dikey gerilmiş halatlar, uçları püsküllü perdeler ve mekana yerleştirilen kandiller, Osmanlı saray tören estetiğinin Batı’da genelleştirilmiş, egzotikleşmiş bir yorumudur. Mezarın üzerinde yer alan örtülü sanduka, Osmanlı padişah türbelerinde görülen geleneksel örtü kullanımına dayanmakla birlikte, kompozisyonda abartılı bir sahneleme işlevi görür. Arka planda, “S. Sophia” yazısıyla işaretlenmiş Ayasofya, Batılı sanatçılar tarafından sıklıkla kullanılan yarım daire tonozlu ve kemerli bir şema içinde verilmiştir. Bu tasvir, yapının gerçek mimarisini yansıtmaktan çok, Avrupa’daki basılı kaynakların tekrar eden klişe Ayasofya ikonografisini sürdürür. Aynı şekilde “PORTA SERAGLYA” olarak belirtilen Sarayburnu–Topkapı Sarayı kapısı, Osmanlı saray kompleksinin Avrupalı okuyucuya tanıtılmasında kullanılan tipikleştirilmiş bir mimari formdur. Sarayın gerçek topografyası ve mimarisi yerine, kale duvarlarını andıran şematize bir giriş formu tercih edilmiştir. Bu sahne, erken modern Avrupalıların Osmanlı hanedanı ve İstanbul mekansallığını nasıl alımladığını göstermesi bakımından önemlidir. Osmanlı sultanlarının gücü, ihtişamı ve kutsal otoritesi, çoğu zaman saray, türbe ve Ayasofya gibi sembolik yapılar üzerinden görsel bir anlatıya dönüştürülmüştür. Bu gravür Sebastian Munster tarafından yazılan Cosmographia Universalis … adlı kitap ilk olarak 1544 yılında yayınlanmıştır. Kitap yıllar içinde birçok baskı ve revizyondan geçerek 16. yüzyılın en önemli coğrafya ve tarih eserlerinden biri haline gelmiştir. Coğrafya, kartografya, doğa tarihi ve antropoloji alanlarında zengin bilgiler içeren kitap, yüzyıllar boyunca bilim insanları, kaşifler ve haritacılar tarafından yaygın olarak başvuru kaynağı olarak kullanılmıştır. Kütüphanemizde bulunan bu gravür Sebastian Munster’in Cosmographia Universalis …'nın 1628 tarihli Almanca baskısında yayınlanmıştır.