| Sanatçı | Abdullah Biraderler (Viçen, Hovsep ve Kevork Abdullah) (Photographer-Fotoğrafçı) |
| Basım Tarihi | 1877 |
| Baskı Türü | Tahta Baskı (Gazete-Arkası Yazılı) |
| Kategori | Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye |
| Kaynak | The Illustrated London News, (February 17 1877-Page 165) |
Bu gravür, Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşanan siyasal kriz döneminde yeni sadrazam olarak atanan Edhem Paşa’yı tasvir etmektedir. Gravür, Abdullah Biraderler tarafından çekilen bir fotoğraftan uyarlanmıştır. Gravür ile ilgili gazete haber metni de hem dönemin siyasal atmosferini hem de Edhem Paşa’nın kişisel hikayesini yansıtmaktadır. Gazete haberine göre, bu portre Midhat Paşa’nın ani görevden alınması ve sürgüne gönderilmesinin ardından İstanbul’da yaşanan huzursuzluk ortamında yayımlanmıştır. Haberde, halk ve diplomatik çevrelerde Midhat Paşa gibi reformcu, modernleşmeci bir liderin yerine geçecek olan Edhem Paşa’nın bu ağırlığı taşıyıp taşıyamayacağına dair kuşkular dile getirilmiştir. Edhem Paşa’nın yaşam öyküsü, 19. yüzyıl Osmanlı bürokrasisinin dönüşüm sürecini yansıtan dikkat çekici bir örnektir. 1829’da Sakız Adası’nda doğmuş, genç yaşta köle olarak İstanbul’a getirilmiş, daha sonra dönemin önemli devlet adamlarından Hüsrev Paşa tarafından özgürlüğüne kavuşturulup Paris’e eğitim için gönderilmiştir. 1830’lu yıllarda Avrupa’da aldığı eğitim, onu dönemin Batı kültürüyle tanışan yeni kuşak Osmanlı devlet adamlarının bir temsilcisi haline getirmiştir. İstanbul’a dönüşünde Genelkurmay’da görev almış, coğrafi haritalama alanındaki çalışmalarıyla öne çıkmış ve kısa sürede yükselmiştir. Sultan Abdülhamid’in Fransızca öğretmeni olması, onun saray çevresinde güven kazanmasını sağlamıştır. Daha sonra Dışişleri Bakanlığı görevine atanmış, Berlin Konferansı’nda Osmanlı temsilcilerinden biri olarak Avrupa siyaset sahnesine çıkmıştır. Ancak Edhem Paşa, modernleşme hareketlerinin simgesi olan Midhat Paşa ile tam bir fikir birliği içinde değildir. Gazete haberinde, onun Anayasa’ya (Kanun-i Esasi) prensipte karşı olmadığı, ancak “Batı tarzı eşit yurttaşlık” fikrinin Osmanlı toplumsal yapısına uymadığına inandığı belirtilmiştir. Hristiyan tebaa ile Müslümanların eşitliği fikrine direnişi, onun muhafazakar devlet geleneğini temsil ettiğini göstermektedir. Haberde ayrıca, Berlin Konferansı’nda Edhem Paşa’nın Batılı diplomatlara karşı sert ve ironik üslubuyla dikkat çektiği, özellikle Bulgaristan olayları tartışılırken Fransız devrimi ve St. Bartholomew Katliamı’na gönderme yaparak Batı’nın çifte standartlarını eleştirdiği vurgulanmıştır. Bu tutumu, dönemin Avrupalı basınında Osmanlı diplomasisinin “milliyetçi ve meydan okuyan sesi” olarak yankı bulmuştur. Gravür, Edhem Paşa’yı kararlı, temkinli ve düşünceli bir devlet adamı ifadesiyle tasvir etmektedir. Sakalının biçimi, başındaki fes ve sade kıyafeti, Tanzimat sonrası Osmanlı bürokrasisinin “Doğu kimliğini koruyarak Batı tarzı devlet yönetimi” arayışını sembolize eder. Çizim, fotoğrafik gerçekçilikten yararlanılarak hazırlanmış olup, Abdullah Biraderler’in stüdyosunda çekilen portre fotoğraflarının gravür sanatına aktarımının erken örneklerinden biridir. Gazete haberinin sonunda, Edhem Paşa’nın sert tutumuna rağmen artık imparatorluğun geleceği için “daha ılımlı bir yol izlemek zorunda kalacağı” belirtilmiş, Sultan II. Abdülhamid’in olası yeni sadrazam adayları arasında Mahmud Nedim Paşa, Ahmed Vefik Efendi, Saffet Paşa ve Damat Mahmud Paşa gibi isimlerin geçtiği yazılmıştır. Bu görsel ile ilgili haber 1877 Osmanlı siyasetinin en çalkantılı dönemlerinden birine dair basının diplomatik bir tanıklığıdır. Midhat Paşa’nın reformist çizgisiyle Edhem Paşa’nın muhafazakar diplomatik duruşu arasındaki fark, Osmanlı modernleşme tarihindeki ikili eğilimin görsel bir yansıması olarak değerlendirilebilir.