GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
İstanbul’da Bir Bakanın Konağında Verilecek Baloya Gidiş -  - 1877
GOT107401
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

İstanbul’da Bir Bakanın Konağında Verilecek Baloya Gidiş

Basım Tarihi1877
Baskı TürüTahta Baskı (Gazete-Arkası Yazılı)
KategoriOsmanlı İmparatorluğu ve Türkiye
KaynakThe Illustrated London News, (February 17 1877-Page 149)

Açıklama

Bu gravür, “İstanbul’da Bir Bakanın Konağında Verilecek Baloya Gidiş” başlığıyla yayımlanmış olup, 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı başkentinin kozmopolit yaşamını çarpıcı bir şekilde betimlemektedir. Sahne, dönemin Avrupa etkisindeki semti olan Pera’da (bugünkü Beyoğlu), özellikle Avrupalı ziyaretçilerin gözde konaklama yeri olan Hetel de l’Angleterre (Missiri Oteli) önünde geçmektedir. Gravürde de tabelası bulunan Hotel d’Angleterre (Missiri Oteli), 19. yüzyıl İstanbul’unda Batılı seyyahlar, diplomatlar ve gazeteciler için en gözde konaklama yerlerinden biridir. 1841’de Rum asıllı tercüman James Missirie tarafından Pera Dörtyol’da (bugünkü İstiklal Caddesi) kurulan otel, 1854’te aynı cadde üzerindeki 463 numaralı binaya taşınmıştır. Hotel d’Angleterre, İstanbul’da modern otelciliğin ilk örneği kabul edilir. Temizliği, kaliteli yemekleri ve görkemli balolarıyla kısa sürede Avrupa standartlarında bir işletme haline gelmiş, özellikle Kırım Savaşı (1853-1856) sırasında İngiliz ve Fransız subayların uğrak yeri olmuştur. Ancak yüksek fiyatları ve Missirie’nin katı kuralları eleştirilse de, otel yaklaşık kırk yıl boyunca İstanbul’un en prestijli konaklama yeri olarak varlığını sürdürmüştür. 10 Nisan 1894’te çıkan büyük yangında tamamen yanan otelin yerine bugün Hidivyal Palas bulunmaktadır. Gazete haberinde belirtildiği üzere, gravürde İngiliz ya da Fransız olduğu düşünülen bir hanımefendi, bir Osmanlı devlet bakanının konağında düzenlenen baloya gitmek üzere tahtırevana binmektedir. Kadının zarif elbisesi, şık şalı ve yanındaki beyefendinin frakı, dönemin Avrupa modasını yansıtırken; onları çevreleyen Osmanlı hamalları, sokak esnafı ve meraklı izleyiciler Doğu’nun gündelik hayatına ait bir arka plan oluşturmaktadır. Böylece sahne, Batı ve Doğu kültürlerinin aynı mekanda kesiştiği bir toplumsal tabloya dönüşmüştür.