| Sanatçı | Melton Prier (1845-1910) |
| Basım Tarihi | 1877 |
| Baskı Türü | Tahta Baskı (Gazete-Arkası Yazılı) |
| Kategori | Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye |
| Kaynak | The Illustrated London News (January 6 1877-Front Page) |
Bu gravür, 23 Aralık 1876 – 1 Ocak 1877 tarihleri arasında İstanbul’da toplanan Tam Heyetli (Plenary) Tersane Konferansı’nın diplomatik atmosferini ve Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yaşanan uluslararası müzakere ortamını belgelemektedir. Görüşmeler, Osmanlı Bahriye Nezareti’nin (Tersane-i Amire) görkemli salonunda gerçekleşmiştir. Aşağıda, bu gravürle ilgili haber metninin Türkçe tercümesi, özgün anlamı korunarak tamamı verilmiştir; İSTANBUL’DAKi TAM HEYETLİ KONFERANS - Tam Konferansın bir illüstrasyonu, yine Özel Sanatçımız Bay Melton Prior’ın eskizlerinden hazırlanmış olup, bu haftaki sayının Ek Bölümünü oluşturmaktadır. Konferans, geçtiğimiz 23 Aralık Cumartesi günü Osmanlı Bahriyesi’nin büyük salonunda açıldı. Osmanlı Bahriye Nazırı’nın bu sarayı, 23 Aralık tarihli Illustrated London News’ün 595. sayfasında basılan bir gravürde gösterilmiştir. Bu yapı, Haliç’e bakan sağlam ve kare biçimli bir binadır ve bitişiğinde deniz cephaneliği yer alır. Konferans salonunun lüksü, Downing Street’teki Kabine Konseylerinin yapıldığı mütevazı oda ile mümkün olan en büyük tezatı oluşturur. Gravürlerimize kısa bir bakış, bu farkı açıkça ortaya koyacaktır. Downing Street’teki mobilyalar özenle sade tutulurken, Osmanlı Bahriyesi’ndeki bu muhteşem oda renklerle parıldar ve son derece süslüdür. Tavan, gökkuşağının tüm renkleriyle boyanmış; devasa avizeler kırmızı ve beyaz renkte olup perdelerle uyumlu hale getirilmiştir ve beyaz dantelli tüller pencereleri örtmektedir. Lüks Türk halısının ve kırmızı minderli divanların gösterişi, beyaz mermer masalar üzerinde duran çok renkli vazolar ve pırıl pırıl aynalarla zengin biçimde tezat oluşturur ve gerçekten olağanüstü bir mekandır. Odanın üst kısmında, daha önce belirtildiği gibi, Hariciye Nazırı Safvet Paşa ve Berlin Sefiri Edhem Paşa yer almaktadır. Onların her iki yanında, şu isimler oturur: Baron Werther (Almanya’nın İstanbul’daki daimi elçisi), Kont Zichy (Avusturya’nın daimi elçisi), Baron de Bourgoing (Fransa’nın daimi elçisi), Kont de Chaudordy (Madrid’deki Fransız elçisi), Sir Henry Elliot (İngiltere’nin daimi elçisi), Marki Salisbury (İngiliz tam yetkili delegesi) ve General Ignatieff (Rusya’nın daimi elçisi). Aynı masada, pencerelere yakın oturan üç konferans sekreteri bulunur; bunlardan biri olan M. de Mony, Özel Sanatçımızın Ön Konferans eskizine de dahil edilmiştir. KONFERANS GÖRÜŞMELERİ - BİRİNCİ OTURUM (23 Aralık 1876) Konferansın görüşmelerine gelince, Baron Reuter’in Konstantinopolis’teki temsilcisi, ilk toplantının 23 Aralık’ta yapıldığını bildirmiştir. Safvet Paşa, oturumu açarken Osmanlı Devleti’nin liberal görüşlerine değinmiş ve imparatorluğun güvenliğine aykırı olmayan tüm imtiyazları tebaasına vermeye hazır olduğunu söylemiştir. Konferans, öncelikle plenipotansiyerlerin (tam yetkili temsilcilerin) yetki belgelerini doğrulamış, kısa süre sonra top atışları duyulmuştur. Safvet Paşa, bu top atışlarının Anayasa’nın ilanını haber verdiğini ve bunun Osmanlı’nın koşullarında tam bir değişiklik yaratacağını açıklamıştır. Daha sonra, ön konferansın çalışmalarına dair bir özet Safvet Paşa’ya sunulmuş ve Paşa, belgeleri inceleyebilmek için süre istemiştir. Daily News muhabirinin aktardığı ilk oturum tanımı bize şunu bildirmektedir: Safvet Paşa, Plenipotansiyerlere (tam yetkili temsilcilere) tamamen barışçıl bir nitelikte bir hitap okumuş ve Bulgaristan’da hiçbir vahşet yaşanmadığını, Avrupa’nın abartılı ve duygusal haberlerle yanlış yönlendirildiğini kesin bir şekilde kanıtlamaya çalışmıştır. Lord Salisbury ve Marki Salisbury, bu ifadelerin doğruluğunu teyit etmiştir. Lord Salisbury, vahşet raporlarının abartılı olduğunu ve basının dilinin kabul edilemez biçimde sert olduğunu beyan etmiştir. Ancak Lord Salisbury, kendi görüşünü ifade ederken, İngiliz hükümetinin bu raporları uygun bir soruşturma yapılmadan göz ardı edemeyeceğini de eklemiştir. Bunun üzerine Türk delegeleri, tekliflerinin kabul edilmesine dair bir eğilim görmediklerinden oturumu erteleme ve Babıali’ye danışma talebinde bulunmuşlardır. Bu talep reddedilmiş ve konferans ilerlemeye devam etmiştir. Reuter’in temsilcisinin aktardığına göre, Marki Salisbury 23 Aralık’ta Sultan’la bir görüşme gerçekleştirmiştir. Lord Salisbury, Sultan’a hitaben İngiltere ile Osmanlı Devleti arasında herhangi bir yanlış anlaşılmanın her iki hükümet için de son derece sakıncalı olacağını belirtmiştir. Sultan, İngiltere’nin ilgi gösterdiği her konuda elinden geleni yaptığını ifade etmiştir. Barışı istediğini, ancak İngiltere’nin Türkiye’yi yalnız bırakma eğiliminde olduğunu söylemiştir. Eğer İngiltere, Türkiye’yi savunmayı reddederse, onu kaderine terk edeceğini belirtmiştir. Sultan, “Beni aldatmanızın faydası yok ve eğer İngiltere yardım etmezse tacımı ve hayatımı riske atarım,” demiştir. Lord Salisbury, “Savaş çıkarsa savunmanız için neye güveneceksiniz?” diye sormuş; Sultan, “Orduma ve halkıma. Ülkemizi savunmak için ölmeyi, yenilginin utancına tercih edeceklerinden eminim,” diye yanıtlamıştır. Görüşmenin sonunda Lord Salisbury, İngiltere’nin diğer devletlerin onayı olmadan tek başına harekete geçemeyeceğini, ancak şahsen Türkiye’nin Avrupa’nın baskılarına direnme hakkını desteklediğini söylemiştir. Sultan’ın huzurundan ayrılan Lord Salisbury, Viyana’ya şu telgrafı göndermiştir: “Sultanın sözleri son derece tatmin edici ve samimiydi.” İKİNCİ OTURUM (28 Aralık 1876) - Konferansın ikinci oturumu 28 Aralık Perşembe günü yapılmıştır. The Times’ın Viyana kaynaklı haberine göre, ateşkesin iki ay uzatılması neredeyse tartışmasız kabul edilmiştir. Osmanlı plenipotansiyerleri, Konferans tarafından hazırlanan maddeleri görüşmeye hazır olduklarını bildirmişlerdir. Ancak bunu yalnızca kendi karşı önerilerini (counter-proposals) aynı düzeyde tartışma hakkı tanınması koşuluyla kabul etmişlerdir. Bu koşul plenipotansiyerler tarafından ad referendum (danışma için merkeze gönderilmek üzere) kabul edilmiştir. ÜÇÜNCÜ OTURUM (30 Aralık 1876) - 30 Aralık Cumartesi günü Konferans yeniden toplandığında Türk heyeti, tekliflerini sunmaya hazırdı. The Telegraph’ın Pera kaynaklı raporuna göre, görüşmelerde kısa bir gecikme yaşanmış ve Kont de Chaudordy, bu fırsattan yararlanarak açıklama yapmıştır: Babıali’nin artık Bulgaristan için bir Avrupa koruyuculuğu oluşturmayı ve her bir büyük gücün daimi bir temsilcisinden oluşacak Uluslararası Bir Komisyon kurmayı kabul ettiğini bildirmiştir. Bu komisyon, reformların düzenlenmesi ve uygulanmasını denetleyecekti. General Ignatieff, bu konuda “önemli bir ilerleme sağlanmadığı” görüşünü dile getirmiştir. Aynı akşam yapılan oturumda Safvet Paşa, Osmanlı karşı tekliflerini okumuş, ancak ayrıntılar açıklanmamıştır. General Ignatieff, Osmanlı tekliflerinin Avrupa güçlerinin taslağından yalnızca küçük farklar gösterdiğini söylemiştir. Bir süre beklendikten sonra karşı teklifler gelmediği için oturum Pazartesi gününe ertelenmiştir. Osmanlı karşı teklifleri, Cumartesi gecesi geç saatlerde tüm delegelere gönderilmiştir. Temsilciler, ertesi gün General Ignatieff’in evinde gayriresmibir toplantı yaparak durumu değerlendirmişlerdir. The Telegraph’ın Pera kaynaklı haberine göre: “Türkler, Avrupa Devletleri’nin planından yalnızca küçük farklarla ayrılan bir idare sistemi önermektedir. Ancak Babıali, genel af ve iç komisyon konularını reddetmektedir. Bulgar mahkumlara af tanınmasını, valilerin beş yıllık süreyle atanmasını ve bu atamaların Avrupa devletlerinin onayına tabi olmasını da kabul etmemektedir. Tüm af teklifleri reddedilmiş, çeşitli değişiklikler de geri çevrilmiştir. Osmanlı tarafı, bazı garantiler vermeyi kabul etmiştir. Rusya, Almanya, Avusturya ve Babıali temsilcileri, tartışmaları kısaltarak ayrıntılara geçmeye eğilimli görünmüştür. Fakat Prens Gortçakov’un raporunu dinledikten sonra, Osmanlı karşı tekliflerinin kabul edilmemesi durumunda hangi önlemlerin alınacağını görüşmek üzere Avrupa güçlerinin temsilcilerine başvurmuşlardır.” DÖRDÜNCÜ OTURUM (1 Ocak 1877) – Konferansın dördüncü oturumu Pazartesi günü yapılmış ve olup bitenlerle ilgili kısa bir özet verilmiştir: Lord Salisbury, plenipotansiyerlerin Osmanlı karşı teklifleri hakkındaki görüşlerini ifade etmiştir. Tartışmalar sırasında Osmanlı delegeleri, müzakere edilemeyeceğini düşündükleri noktaları sıralamışlardır. Bunlar başlıca şunlardı: Yabancı katılımıyla yerel bir jandarma teşkilatının oluşturulması, uluslararası bir komisyonun kurulması, Sırp topraklarının genişletilmesi meselesi. Plenipotansiyerler, bu beyanın kesin bir ret anlamına gelip gelmediğini sorduklarında, Osmanlı delegeleri “Bu konuda Babıali’ye danışmamız gerekir,” yanıtını vermişlerdir. Sonuçta Avrupa delegeleri, Osmanlı’nın tekliflerini yetersiz bulmuş ve Konferans ertelenmiştir. Bu durum, 1877 yılı başlarında Osmanlı-Rus Savaşı’na (93 Harbi) giden sürecin diplomatik öncüsü olmuştur.