GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Mimari (Almanya ve Avusturya’da Barok Mimari) 1. Nürnberg’deki Haller Evi’nin Avlusu 2. Katolik Kilisesi 3. Frauenkirche (Meryem Ana Kilisesi) 4.Dresden’deki Zwinger Sarayı 5. Hofburg Sarayı 6.-7. Prens Eugene’in Sarayı (Belvedere Galerisi) 8. Viyana’daki Karlskirche (Aziz Charles Kilisesi) -  - 1875
GMS25301
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Mimari (Almanya ve Avusturya’da Barok Mimari) 1. Nürnberg’deki Haller Evi’nin Avlusu 2. Katolik Kilisesi 3. Frauenkirche (Meryem Ana Kilisesi) 4.Dresden’deki Zwinger Sarayı 5. Hofburg Sarayı 6.-7. Prens Eugene’in Sarayı (Belvedere Galerisi) 8. Viyana’daki Karlskirche (Aziz Charles Kilisesi)

Basım Tarihi1875
Baskı TürüÇelik Baskı
KategoriMimari ve Süsleme
KaynakBilder-Atlas: Ikonographische Encyklopädie der Wissenschaften und Künste ; ein Ergänzungswerk zu jedem Conversations-Lexikon ; 500 Taf. in Stahlstich, Holzschnitt u. Lithographie ; in 8 Bd.. 5 by bearb. von Karl Gustav Berneck … - Druck und Verlag von F. A. Brockhaus in Leipzig

Açıklama

Bu gravür, 17. ve 18. yüzyıllarda Almanya ve Avusturya coğrafyasında Barok mimarlığın en karakteristik örneklerini bir araya getirmektedir. Barok, Katolik Reformu’nun (Karşı Reform) ardından, özellikle Habsburg dünyasında dini ve dünyevi gücün mimarlık dili üzerinden “görsel ikna”ya dönüştüğü bir üsluptur. Dresden Frauenkirche (1743-1747) gibi ikonlaşmış kubbeli yapılar, sadece mühendislik ve plastik hacimlerle değil, mekansal “merkezlilik” vurgusuyla da İtalyan Baroğu’nun trans-Alp uyarlamasını temsil eder. Dresden Zwinger kompleksi (1710’lardan itibaren) ise saray eğlence kültürünün, bilimsel koleksiyonculuğun ve seremonilerin mekansal sahnesi olarak tasarlanmıştır. Nürnberg, Viyana, Dresden ve Prag ekseninde görülen bu saray ve kilise yapıları, bol profilli kornijleri, dev sütun dizileri, eğrisel cepheleri, eliptik plan motifleri, yoğun plastik süslemeleri, heykel programları ve mitolojik ya da alegorik ikonografileriyle, sadece bir stil değişikliğini değil, aynı zamanda imparatorlukların kendi “hakikat anlayışlarını” mimari mekana işlediği bir dönüm noktasını temsil eder. Belvedere (Prinz Eugen Sarayı) ve Hofburg gibi yapılar, Habsburg hanedanının çok merkezli yönetim yapısını ve diplomatik temsil gücünü, iç mekan düzenleriyle ve teatral cephe kompozisyonlarıyla yansıtır. Buna karşılık Viyana’daki Karlskirche, Roma Baroğu’nun (özellikle Bernini ve Borromini’nin) etkilerini antik mimari öğelerle birleştirerek, Kıta Avrupa’sında Barok döneminin geç evresine ait en olgun ve akademik örneklerden biri olarak kabul edilir. Dolayısıyla bu gravür, Kuzey Alpleri’nin Baroğu nasıl kendi “görsel teolojisini” ve “devlet sahnesini” yarattığını, en nitelikli örnekler üzerinden tipolojik ve kompozisyonel olarak sergilemektedir.