GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Mimari (Alman Rönesansı - Belediye Binaları) 1. “Gasthof zum Bitter” Adlı Han 2. Heidelberg Şatosu’nun Avlusu 3. Braunschweig’da Lonca Binası (Gewandhaus) 4. Köln Belediye Sarayı’nın Ön Holü / Giriş Revakı 5. Bremen Belediye Binası 6. Schweinfurt Belediye Binası -  - 1875
GMS25201
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Mimari (Alman Rönesansı - Belediye Binaları) 1. “Gasthof zum Bitter” Adlı Han 2. Heidelberg Şatosu’nun Avlusu 3. Braunschweig’da Lonca Binası (Gewandhaus) 4. Köln Belediye Sarayı’nın Ön Holü / Giriş Revakı 5. Bremen Belediye Binası 6. Schweinfurt Belediye Binası

Basım Tarihi1875
Baskı TürüÇelik Baskı
KategoriMimari ve Süsleme
KaynakBilder-Atlas: Ikonographische Encyklopädie der Wissenschaften und Künste ; ein Ergänzungswerk zu jedem Conversations-Lexikon ; 500 Taf. in Stahlstich, Holzschnitt u. Lithographie ; in 8 Bd.. 5 by bearb. von Karl Gustav Berneck … - Druck und Verlag von F. A. Brockhaus in Leipzig

Açıklama

Bu gravür, Alman Rönesansı’nın özellikle 16. yüzyılda şehir mimarlığına yansıyan karakterini belediye binaları ve şehir içi temsil yapıları üzerinden göstermektedir. Alman Rönesansı, İtalya çıkışlı klasik dilin mekanik bir kopyası değil, kuzey Avrupa’nın taş işçiliği, geç gotik süslemeciliği ve ahşap karkas geleneği ile harmanlanmış özgün bir sentezidir. Gravürde görülen Köln, Bremen, Braunschweig ve Schweinfurt gibi kentlerin kamusal yapıları, şehir yönetiminin aristokratik saraylardan bağımsız, “şehirli burjuvazi”nin temsil alanları olarak ortaya çıktığı dönemi yansıtır. Belediye binalarının cephe kurguları, yoğun alınlık katmanlaşması, üçlü-ikili pencere dizileri, çatıdaki dikey vurgu ve zengin oyma taş çerçeveleri ile “görsel güç” ve “kamusal itibarı” sembolize eder. Bu yapı tipolojisi, Kuzey Avrupa ticaret ağlarının (Hansa geleneği dahil) şehirlerde yeni bir kamusal temsil dili yarattığı, şehir kültürünün kendi siyasi-iktisadi varlığını mimari formla sahnelediği bir kırılma dönemini ifade eder. Gravürdeki örnekler, bu tarihsel sürecin hem geç-gotik mirası hem de erken-modern belediyecilik sembolleri olarak okunabilir ve imparatorluk siyasi yapısından bağımsızlaşan kent-soylu sınıfın “görünürlüğünü” mükemmel biçimde sergiler.