| Basım Tarihi | 1875 |
| Baskı Türü | Çelik Baskı |
| Kategori | Mimari ve Süsleme |
| Kaynak | Bilder-Atlas: Ikonographische Encyklopädie der Wissenschaften und Künste ; ein Ergänzungswerk zu jedem Conversations-Lexikon ; 500 Taf. in Stahlstich, Holzschnitt u. Lithographie ; in 8 Bd.. 5 by bearb. von Karl Gustav Berneck … - Druck und Verlag von F. A. Brockhaus in Leipzig |
Bu gravür, Fransız mimarlığında Geç Rönesans’tan Erken Barok’a geçiş sürecini, hem estetik hem de yapısal açıdan (konstrüktif olarak) ortaya koymaktadır. 16. yüzyıl sonu - 17. yüzyıl başı Fransası, kraliyet iktidarının kent mekanını yeniden tanımladığı bir dönemdir. Louvre ve Tuileries çevresi, bu yeni temsil anlayışlarının mekansal bir deneme alanı haline gelmiştir. Gravürde, bir yandan Ortaçağ kökenli Gotik mimarinin son büyük örneklerinden biri olan Saint-Etienne-du-Mont’un korosunda bu geleneğin izleri hala görülürken, diğer yandan Pierre Lescot ve Philibert de l’Orme gibi yenilikçi mimarların geliştirdiği “Fransız klasik cephe dili”nin ilk tutarlı örnekleri yer alır. Bu yeni dil, kordon hatları, pilaster düzenleri, süreklilik vurgusu ve kütle/oran geometrisinin akılcı biçimde düzenlenmesiyle tanımlanır. Burada gösterilen mimari örneklerin çoğu, Fransız saray ve devlet programlarının görsel politikalarını oluşturan merkezi yapılardır. Hotel de Ville (Paris Belediye Sarayı) modern kent yönetimi ideolojisini taşırken, Louvre avlusu ve IV. Henri Galerisi sarayın “kraliyet müzesi-kütüphanesi”ne dönüşen kültürel rolünü kodlamaktadır. Delorme’un Tuileries Sarayı’nın bahçe cephesi tasarımları ve “Fransız sütunu” olarak bilinen teorik detayı, taşıyıcı ile süsleme arasındaki ilişkinin Fransız mimarisinde İtalyan klasik geleneğinden ayrılmaya başladığı dönüm noktasını temsil etmesi bakımından büyük önem taşır. Gravürde yer alan Anet Şatosu portalı ve XII. Louis’in mezarı, monarşik anıtsallığın ikonografik tarafını (ölüm, sonsuzluk, meşruiyet) sembolik bir yoğunlukta somutlaştırır. Bu çerçevede gravür yalnızca seçme cepheler sunmakla kalmamaktadır. Gravür, İtalya çıkışlı “yüksek Rönesans” üslubunun Fransa’da ne kadar özgünleştiğini, gotik sürekliliğin nasıl eridiğini ve yerel kraliyet-saray kültürünün hangi motiflerle “yeni ulusal mimari”yi inşa ettiğini doğrudan okunur hale getirmektedir.