GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Mimari (Fransa’da Geç Rönesans ve Erken Barok Dönemi) 1. Paris’teki Saint-Pierre Kilisesi’nin Koro Bölümü 2. Belediye Sarayı (Hotel de Ville) 3. Louvre Avlusunun Bir Bölümü 4. Louvre’daki IV. Henri Galerisi 5. Delorme’un Tuileries Sarayı’nın Bahçe Cephesine Ait Bir Bölüm 6. Paris’teki Saint-Étienne-du-Mont Kilisesi 7. Orleans Belediye Binası Cephesinin Bir bölümü 8. XII. Louis’in Mezarı 9. Anet Şatosu’nun Portalı 10. Delorme’un Fransız Sütunu -  - 1875
GMS25101
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Mimari (Fransa’da Geç Rönesans ve Erken Barok Dönemi) 1. Paris’teki Saint-Pierre Kilisesi’nin Koro Bölümü 2. Belediye Sarayı (Hotel de Ville) 3. Louvre Avlusunun Bir Bölümü 4. Louvre’daki IV. Henri Galerisi 5. Delorme’un Tuileries Sarayı’nın Bahçe Cephesine Ait Bir Bölüm 6. Paris’teki Saint-Étienne-du-Mont Kilisesi 7. Orleans Belediye Binası Cephesinin Bir bölümü 8. XII. Louis’in Mezarı 9. Anet Şatosu’nun Portalı 10. Delorme’un Fransız Sütunu

Basım Tarihi1875
Baskı TürüÇelik Baskı
KategoriMimari ve Süsleme
KaynakBilder-Atlas: Ikonographische Encyklopädie der Wissenschaften und Künste ; ein Ergänzungswerk zu jedem Conversations-Lexikon ; 500 Taf. in Stahlstich, Holzschnitt u. Lithographie ; in 8 Bd.. 5 by bearb. von Karl Gustav Berneck … - Druck und Verlag von F. A. Brockhaus in Leipzig

Açıklama

Bu gravür, Fransız mimarlığında Geç Rönesans’tan Erken Barok’a geçiş sürecini, hem estetik hem de yapısal açıdan (konstrüktif olarak) ortaya koymaktadır. 16. yüzyıl sonu - 17. yüzyıl başı Fransası, kraliyet iktidarının kent mekanını yeniden tanımladığı bir dönemdir. Louvre ve Tuileries çevresi, bu yeni temsil anlayışlarının mekansal bir deneme alanı haline gelmiştir. Gravürde, bir yandan Ortaçağ kökenli Gotik mimarinin son büyük örneklerinden biri olan Saint-Etienne-du-Mont’un korosunda bu geleneğin izleri hala görülürken, diğer yandan Pierre Lescot ve Philibert de l’Orme gibi yenilikçi mimarların geliştirdiği “Fransız klasik cephe dili”nin ilk tutarlı örnekleri yer alır. Bu yeni dil, kordon hatları, pilaster düzenleri, süreklilik vurgusu ve kütle/oran geometrisinin akılcı biçimde düzenlenmesiyle tanımlanır. Burada gösterilen mimari örneklerin çoğu, Fransız saray ve devlet programlarının görsel politikalarını oluşturan merkezi yapılardır. Hotel de Ville (Paris Belediye Sarayı) modern kent yönetimi ideolojisini taşırken, Louvre avlusu ve IV. Henri Galerisi sarayın “kraliyet müzesi-kütüphanesi”ne dönüşen kültürel rolünü kodlamaktadır. Delorme’un Tuileries Sarayı’nın bahçe cephesi tasarımları ve “Fransız sütunu” olarak bilinen teorik detayı, taşıyıcı ile süsleme arasındaki ilişkinin Fransız mimarisinde İtalyan klasik geleneğinden ayrılmaya başladığı dönüm noktasını temsil etmesi bakımından büyük önem taşır. Gravürde yer alan Anet Şatosu portalı ve XII. Louis’in mezarı, monarşik anıtsallığın ikonografik tarafını (ölüm, sonsuzluk, meşruiyet) sembolik bir yoğunlukta somutlaştırır. Bu çerçevede gravür yalnızca seçme cepheler sunmakla kalmamaktadır. Gravür, İtalya çıkışlı “yüksek Rönesans” üslubunun Fransa’da ne kadar özgünleştiğini, gotik sürekliliğin nasıl eridiğini ve yerel kraliyet-saray kültürünün hangi motiflerle “yeni ulusal mimari”yi inşa ettiğini doğrudan okunur hale getirmektedir.