GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Mimari (Aziz Petrus Bazilikası ve Roma Sarayları) 1. Plan Görünümü 2. Aziz Petrus Bazilikası’nın Yan Cephe Görünümü 3. Papalık Şansölyeliği Sarayı (Bramante) 4. Küçük Saray (Peruzzi) 5. Farnese Sarayı’nın Cephe Bölümünün Bir Kısmı (Sangallo ve Michelangelo), (Hepsi Roma’dadır) 6. Caprarola Şatosu (Roma ile Viterbo Arasında) 7.Villa Palladio -  - 1875
GMS24901
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Mimari (Aziz Petrus Bazilikası ve Roma Sarayları) 1. Plan Görünümü 2. Aziz Petrus Bazilikası’nın Yan Cephe Görünümü 3. Papalık Şansölyeliği Sarayı (Bramante) 4. Küçük Saray (Peruzzi) 5. Farnese Sarayı’nın Cephe Bölümünün Bir Kısmı (Sangallo ve Michelangelo), (Hepsi Roma’dadır) 6. Caprarola Şatosu (Roma ile Viterbo Arasında) 7.Villa Palladio

Basım Tarihi1875
Baskı TürüÇelik Baskı
KategoriMimari ve Süsleme
KaynakBilder-Atlas: Ikonographische Encyklopädie der Wissenschaften und Künste ; ein Ergänzungswerk zu jedem Conversations-Lexikon ; 500 Taf. in Stahlstich, Holzschnitt u. Lithographie ; in 8 Bd.. 5 by bearb. von Karl Gustav Berneck … - Druck und Verlag von F. A. Brockhaus in Leipzig

Açıklama

Bu gravür, Rönesans sonrası Roma’da dini ve sivil mimarinin ulaştığı en yüksek düzeyi yansıtır. Aziz Petrus Bazilikası ile Papalık saraylarının oluşturduğu palazzo geleneğini aynı kompozisyonda bir araya getirir. Ortadaki büyük plan ve kesit çizimi, Yeni Aziz Petrus Bazilikası’nın Bramante’den başlayıp Michelangelo, Maderna ve Bernini’ye kadar uzanan çok katmanlı inşa sürecini gözler önüne serer. Ortadaki plan, merkezi kubbeli ideal şemayı, yan neflerin ritmik çoğalmasını ve Rönesans’ın “antik plana dönüş” idealinin en büyük ifadesini göstermektedir. Michelangelo’nun dev kubbesi ( Pantheon’dan devralınan Roma antik mirasının) Hıristiyan evrenselliği içinde yeniden yorumlanmış halidir. Sayfanın üst ve sağ bölümünde görülen palazzo cepheleri (öz. Farnese Sarayı), Roma’nın antik düzen ilkelerini modern kent sarayı tipolojisine adapte eden en önemli örneklerdir. Bu sarayların modüler düzeni olan rustika taş işçiliğine sahip zemin katı, kompozit sütun düzeniyle vurgulanan piano nobile (birinci kat) bölümü ve dengeli kornişlerle tamamlanan üst katları ile Avrupa kent aristokrasisi için ortak bir mimari “standart dil” oluşturmuştur. Bu üslup, 16.-18. yüzyıllar arasında tüm Avrupa’ya yayılmıştır. Caprarola Şatosu ise, Rönesans’ın savunmalı yapı geleneğini şehir dışındaki bir villa-fortezza (kale-villa) modeline dönüştüren öncü bir ara örnektir.