GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Mimari (Ortaçağ Kale ve Şehir Kapıları) 1. Prag’daki Eski Şehir Köprü Kapısı 2. Basel’deki Aziz Paulus Kapısı (Spalentor) 3.Tangermünde’deki Yeni Şehir Kapısı 4. Stendal’daki Uenglingen Kapısı 5. Krakow’daki Florian Kapısı 6. Transilvanya’daki Vajda-Hunyad Şatosu -  - 1875
GMS24101
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Mimari (Ortaçağ Kale ve Şehir Kapıları) 1. Prag’daki Eski Şehir Köprü Kapısı 2. Basel’deki Aziz Paulus Kapısı (Spalentor) 3.Tangermünde’deki Yeni Şehir Kapısı 4. Stendal’daki Uenglingen Kapısı 5. Krakow’daki Florian Kapısı 6. Transilvanya’daki Vajda-Hunyad Şatosu

Basım Tarihi1875
Baskı TürüÇelik Baskı
KategoriMimari ve Süsleme
KaynakBilder-Atlas: Ikonographische Encyklopädie der Wissenschaften und Künste ; ein Ergänzungswerk zu jedem Conversations-Lexikon ; 500 Taf. in Stahlstich, Holzschnitt u. Lithographie ; in 8 Bd.. 5 by bearb. von Karl Gustav Berneck … - Druck und Verlag von F. A. Brockhaus in Leipzig

Açıklama

Bu gravür, Orta Avrupa’da Orta Çağ savunma mimarisinin en karakteristik örneklerinden olan şehir kapılarını ve kale komplekslerini bir arada sunmaktadır. Prag, Basel, Tangermünde, Stendal, Kraków ve Transilvanya’daki Vajda-Hunyad şatosu gibi farklı coğrafyalardan seçilmiş yapılar, hem şehir savunma sistemlerinin gelişim evrelerini hem de bu yapılar üzerinden politik güç gösterisinin mimari dile nasıl yansıdığını göstermektedir. Bu kapılar birer geçiş noktası olmanın ötesinde, şehir kimliğini temsil eden, anıtsal ölçeğe sahip siyasi sembollerdir. Hem düşmana karşı caydırıcı bir güç hem de şehre girişte bir “temsili sahne” üretirler. Bu kapılardan kente giren herkes, hükümdarın ya da kentin özerkliğinin sembolik gücünü, kapı üstü kabartmalar, armalar ve süslemelerle daha girişte okurdu. Yüksek kule gövdeleri, mazgal dizileri, köprülerle bağlantılı giriş koridorları ve çoğu zaman hendeklerle çevrili olan bu kapılar, kale mimarisinin geliştirdiği teknikleri şehir ölçeğine taşımıştır. Özellikle siperli yürüyüş yolları, ok/fişek mazgalları ve köprü-baston bağlantıları, bu kapıları askeri teknolojinin doğrudan yansıması haline getirmiştir. Ayrıca, her bir şehir kapısı, kendi kenti ile özdeşleşmiş ikonografik bir öğe haline gelmiştir, örneğin Orta Avrupa’da Gotik kuleli kapılar kent siluetinin ayrılmaz bir parçası iken, transilvanya örneği (Vajda-Hunyad) erken Rönesans etkileriyle zenginleşmiş bir feodal aristokrasi yapısı sunar. Bu gravür, mimari morfoloji üzerinden politik, askerive estetik formların kesiştiği bir tarihsel panorama sunarak, Avrupa kentsel hafızasında “kapı” kavramının hem savunma hem de temsil alanı olarak kazandığı çok katmanlı rolü görselleştirmiştir.