GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Edom ve Kızıldeniz - Petra Girişi (Edom) - Ezion-Geber Kalıntıları Yakınında, Kızıldeniz Kıyısında Akabe - Harun’un Türbesi, Hor Dağı - Petra’daki Zafer Takı (Edom) - J.A.Houston (after Laborde) - 1850`s
GKE5701
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Edom ve Kızıldeniz - Petra Girişi (Edom) - Ezion-Geber Kalıntıları Yakınında, Kızıldeniz Kıyısında Akabe - Harun’un Türbesi, Hor Dağı - Petra’daki Zafer Takı (Edom)

SanatçıJ.A.Houston (after Laborde)
Gravür YapanE.Radclyffe
Basım Tarihi1850`s
Baskı TürüÇelik Baskı
KategoriKategorize Edilmemiş
KaynakBlackie & Son, Glasgow, Edinburgh & London

Açıklama

Bu gravür, İncil coğrafyasının en dramatik ve sembolik bölgelerinden biri olan Edom ve Kızıldeniz çevresini betimleyen dört ayrı sahneden oluşmaktadır. Soldaki sahnede, “Entrance to Petra (Edom)”, bugünkü Ürdün sınırlarında yer alan antik Petra kentinin dar kaya geçidinden (Siq) kente giriş anını gösterir. Nebatilerin kayalara oyduğu bu anıtsal cephe, antik dünyanın mühendislik harikalarından biri olup Petra’nın ticaret yolları üzerindeki merkezi konumuna işaret etmektedir. Sağ taraftaki sahnede yer alan “Triumphal Arch, Petra (Edom)”, Roma mimarisinin etkilerini taşıyan bir zafer takını betimler ve bu yapı, Petra’nın Helenistik ve Roma dönemlerindeki kültürel etkileşimini ortaya koymaktadır. Orta kısımdaki iki sahne, hem dini hem de coğrafi önem taşır. Üstte yer alan “Akabah on the Red Sea near the site of Eziongeber”, Kızıldeniz’in kuzey ucundaki Akabe körfezini ve çevresindeki hurma ağaçlarıyla süslü sahil şeridini gösterir. Burası, Kral Süleyman’ın donanmasının limanı olarak bilinen Ezion-Geber’in yakınında bulunur ve antik çağda Arap Yarımadası, Afrika ve Filistin arasındaki ticaret yollarının kavşak noktasını oluşturmuştur. Alt sahnede yer alan “Aaron’s Tomb, Mount Hor” ise Musa’nın kardeşi Harun’un mezarının bulunduğuna inanılan Hor Dağı’nı gösterir. Bu kutsal dağ, Edom topraklarında, Petra yakınlarında yer alır ve Yahudi, Hristiyan ve İslam geleneklerinde ortak bir hac mekanı olarak kabul edilir. Gravür, 19. yüzyılın kutsal topraklara yönelik romantik keşif anlayışını yansıtmaktadır. Sanatçı, doğal peyzajın görkemi ile dini metinlerin tarihsel izlerini birleştirerek izleyiciye İncil coğrafyasının ruhani boyutunu hissettirmeyi amaçlamıştır.