GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Ninova’nın Harabeleri - Khorsabad Kalıntıları - Nimrud Kalıntıları - Nimrud’daki Arkeolojik Kazılar Sonucunda Ortaya Cıkarılmış Kalıntılar - H. Warren -After Botta & Layard - 1850`s
GKE4901
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Ninova’nın Harabeleri - Khorsabad Kalıntıları - Nimrud Kalıntıları - Nimrud’daki Arkeolojik Kazılar Sonucunda Ortaya Cıkarılmış Kalıntılar

SanatçıH. Warren -After Botta & Layard
Gravür YapanT.Fleming
Basım Tarihi1850`s
Baskı TürüÇelik Baskı
KategoriKategorize Edilmemiş
KaynakPublished by Blackie & Son, Glasgow, Edinburgh & London

Açıklama

Bu gravür, “Desolation of Nineveh” (Ninova’nın Harabeleri) başlığı altında, 19. yüzyılın ortalarında gerçekleştirilen Asur arkeolojisi keşiflerinin görsel bir özetini sunmaktadir. Üst bölümde yer alan ve günümüzde Musul yakınlarında yer Khorsabad kalıntıları, Kral Sargon II’nin başkent olarak inşa ettirdiği Dur-Şarrukin şehrinin yıkıntılarını betimlemektedir. Bu sahnede, Dicle Nehri vadisini çevreleyen dağların eteklerinde konumlanmış, harap olmuş yapılar ve sur kalıntıları görülür. Aşağı sol kısımdaki “Remains at Nimroud” (Nimrud Kalıntıları) başlıklı sahne, antik Kalhu kentini ve burada yürütülen erken dönem arkeolojik gözlemleri canlandırmaktadir. Nimrud (antik Kalhu), Asur İmparatorluğu’nun önemli idari merkezlerinden biriydi. Gravürde, kazı alanını atlı gözlemciler ve arkeolog figürleriyle betimlenmiştir. Arka planda konik biçimli höyük, şehrin ana tapınak alanına işaret etmektedir. Sağ alt köşedeki “Excavated Remains at Nimroud” (Nimrud’daki Arkeolojik Kazılar Sonucunda Ortaya Cıkarılmış Kalıntılar) ise Henry Layard’ın 1840’larda yürüttüğü kazılardan esinlenerek hazırlanmış olup, Asur saraylarının ihtişamını yansıtan kabartmalı duvarlar ve devasa kanatlı boğa heykelleri (Lamassu) ile dikkat çekmektedir. Gravürün altına eklenen Sefanya 2:13–15 ayeti, bu antik kentin yıkımını kutsal bir çerçevede yorumlayarak “Tanrı’nın Ninova’yı çöl gibi harap edeceği” ifadesiyle dinsel bir yankı uyandırmaktadir. Genel olarak gravür, İncil arkeolojisinin doğuş döneminde Avrupa’nın Mezopotamya’ya duyduğu bilimsel ve teolojik ilgiyi yansımaktadir.