GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Yehoşafat Vadisi (Moriah ve Zeytin Dağı Arasında) - Kidron Deresi - Avşalom Anıtı - Aziz Yakup Türbesi - Hazreti Zekeriya Türbesi - D.Roberts (after Rev. R.Master) - 1850`s
GKE12901
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Yehoşafat Vadisi (Moriah ve Zeytin Dağı Arasında) - Kidron Deresi - Avşalom Anıtı - Aziz Yakup Türbesi - Hazreti Zekeriya Türbesi

SanatçıD.Roberts (after Rev. R.Master)
Gravür YapanW.Finden
Basım Tarihi1850`s
Baskı TürüÇelik Baskı
KategoriKategorize Edilmemiş

Açıklama

Bu gravür, Kudüs’ün doğusunda yer alan kutsal Yehoshafat (Kidron) Vadisini ve burada sıralanan antik kaya mezarlarını ayrıntılı biçimde betimlemektedir. Gravürün alt kısmında sanatçı tarafından belirtilen yapılar (Brook Kedron-Kidron Deresi, Tomb of Absalom-Avşalom Anıtı, Tomb of St. James-Aziz Yakup Türbesi ve Tomb of Zechariah -Zekeriya Türbesi) bu sahnenin tarihi ve topografik merkezini oluşturmaktadır. Vadinin sol tarafında uzanan Brook Kedron, Eski Kudüs’ü doğudan sınırlayan doğal su yatağıdır ve İncil’de sıkça anılan, tarih boyunca hem ritüel arınma hem de defin alanı olarak kullanılan kutsal bir bölgedir. Bu doğal hat, Kudüs’ün kutsal topografyasını tanımlayan üç ana vadiden biridir ve Moria Dağı’ndaki Tapınak Tepesi ile Zeytin Dağı arasında sınır oluşturur. Gravürde bu dere, dramatik bir ışık-gölge etkisiyle vadinin derinliğini vurgulayan bir unsur olarak kullanılmıştır. Derenin hemen yukarısında, kubbesiyle dikkat çeken Avşalom Anıtı (Tomb of Absalom) yer alır. Yahudi geleneğine göre Kral Davut’un oğlu Avşalom’a atfedilen bu anıt, aslında M.Ö. 1. yüzyıla tarihlenen Helenistik-Roma dönemine ait bir kaya mezarıdır. Yunan tarzı pilasterler, Dor düzeninde sütunlar ve piramidal bir çatı biçimiyle Yahudi-Helenistik mimarinin eşsiz bir sentezini sunar. Gravürde, Avşalom Anıtı vadinin girişinde görsel bir odak noktası olarak yerleştirilmiş, bu sayede hem dini hem de sanatsal simgeselliği güçlendirilmiştir. Orta kısımda yer alan Aziz Yakup Türbesi (Tomb of St. James), erken dönem Hristiyan geleneğinde Hz. İsa’nın havarilerinden biri olan Yakup’a atfedilir. Arkeolojik olarak bu yapı, Hellenistik dönemde oyulmuş bir kaya mezarı olup, geç dönem Bizans ve Haçlı kaynaklarında kutsal bir hac noktası olarak tanımlanmıştır. Gravürdeki sütunlu cephe düzeni, klasik tapınak mimarisini çağrıştırır. Sanatçı bu yapıyı, Kudüs’ün antik kent estetiği ile kutsal mirasını bir araya getirecek biçimde resmetmiştir.