| Sanatçı | J.Clark |
| Gravür Yapan | James Charles Armytage ( ….-1897) |
| Basım Tarihi | 1863 |
| Baskı Türü | Çelik Baskı |
| Kategori | Din |
| Kaynak | The Art Journal |
Bu gravür, İncil’in Eski Ahit kısmının Tekvin (Yaratılış) kitabının 21. bölüm 14.-21. Ayetler arasında anlatılan Hacer ile oğlu İsmail’in çölde terk edilişi sahnesini tasvir etmektedir. Görselde Hacer, perişan bir halde, bir kayanın gölgesine sığınmışken, susuzluktan yere yığılan küçük oğlu İsmail yanında Tanrı’ya dua etmektedir. Hacer’in oğluna doğrudan bakamaması, hem acizliğini hem de Tanrı’ya duyduğu teslimiyeti simgelemektedir. Bu kompozisyon, yalnızca fiziksel bir çölde kaybolmuşluk hissini değil, aynı zamanda ilahi takdirin ve merhametin sınandığı ruhsal bir çölü de betimlemektedir. Hacer’in yorgun bedeni, yere çökmesi, elinin başına kapanması gibi detaylar, kadim metinlerdeki “Tanrı, çocuğun sesini duydu” ifadesini daha da vurgulamaktadır. Kur’an-ı Kerim’de de yer alan bu anlatı, İsmail’in susuzluktan kıvranması ve Hacer’in su arayışı sırasında Safa ile Merve tepeleri arasında yedi kez koşması ile İslam inancında da derin sembolik anlamlara sahiptir. Nihayetinde Tanrı, Hacer’in dualarına karşılık verir ve Zemzem suyunun mucizevi şekilde yeryüzüne fışkırmasıyla, hem biyolojik hem de ruhsal bir kurtuluş gerçekleşir. Dolayısıyla bu gravür, yalnızca bir annenin acısını değil, kaderin derinliklerinde saklı olan ilahi bağışlanmanın, teslimiyetin ve sabrın yüceliğini simgelemektedir. Hacer’in başı öne eğik duruşu, ilahi takdir karşısında bir insanın tevazu dolu duruşunu, küçük İsmail’in annesine sığınışı ise masumiyetin ve korunma arzusunun görsel ifadesini taşımaktadır.