| Sanatçı | William Hamilton (1751-1801) |
| Gravür Yapan | Robert Wallis (1794-1878) |
| Basım Tarihi | 1830's |
| Baskı Türü | Çelik Baskı |
| Kategori | Din |
| Kaynak | The London Printing And Publishing Company |
Bu gravür, İncil’in Eski Ahit kısmının Tekvin (Yaratılış) kitabının 21. bölüm 9.-14. Ayetler arasında anlatılan “Hacer’in ve oğlu İsmail’in evden kovuluşu” sahnesini tasvir etmektedir. İbrahim peygamberin eşi Sara'nın (Saray), Mısırlı cariye Hacer’in doğurduğu oğlu İsmail'i kıskanması üzerine, Tanrı’nın da onayıyla İbrahim, Hacer’i ve oğlu İsmail’i evinden uzaklaştırır. Gravürde, İbrahim’in eliyle yaptığı işaret, hem Tanrı’nın buyruğuna uymanın getirdiği içsel acıyı hem de Hacer’e yönelen bir tür ilahi tevekkülü yansıtmaktadır. Bu jest, aynı zamanda Hacer’in kaderinin artık kendi ellerinde değil, Tanrı’nın ellerinde olduğunu ima etmektedir. Hacer çıplak ayaklı, gözyaşlarına boğulmuş, çocuğuna sarılmış bir anne olarak tasvir edilmiştir. Hacer’in ayrılışı yalnızca fiziksel bir ayrılığı değil, toplumdan dışlanmışlığın ve bilinmez bir geleceğe sürgün edilmenin sembolüdür. Bu sahne, sadece bir aile dramını değil, aynı zamanda Tanrı'nın takdirine boyun eğmeyi, kadının kırılgan konumunu ve göksel düzenin insanlar üzerindeki mutlak etkisini sembolize etmektedir. Aynı zamanda İshak ile İsmail’in kader ayrımına da işaret etmektedir. Çünkü bu ayrılıkla birlikte İshak, İsrail halkının, İsmail ise Arap halklarının atası olacaktır. Gravürün dini ikonografisinde dikkat çeken bir diğer unsur, sahneyi çevreleyen oymalı çerçevede yer alan minyatür sahnelerdir. Sağ tarafta meleğin Hacer’e göründüğü ve sol tarafta Hacer’in oğlu ile çölde suyu bulduğu an betimlenmiştir. Bu detaylar, Tanrı'nın Hacer’e “korkma” diyerek bir kuyu göstermesi ve İsmail’in de büyük bir ulusun atası olacağını müjdelemesi gibi metinsel anlatıları somutlaştırmaktadır.