GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Hazreti Adem ve Havva'nın Yasak Meyveyi Yedikleri İçin Tanrı Tarafından Cennetten Kovulmaları, Genesis (Diriliş), Chapter (Bölüm) 3. Verse (Ayet) 24. - John Martin (1789-1854) - 1831
GDI0501S
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Hazreti Adem ve Havva'nın Yasak Meyveyi Yedikleri İçin Tanrı Tarafından Cennetten Kovulmaları, Genesis (Diriliş), Chapter (Bölüm) 3. Verse (Ayet) 24.

SanatçıJohn Martin (1789-1854)
Gravür YapanJohn Martin (1789-1854)
Basım Tarihi1831
Baskı TürüAsit Yedirme-Mezzotint
KategoriDin
KaynakThe Paradise Lost by John Milton - London, James Sangster & Co. Belle Savuage Yard

Açıklama

Bu gravür, “Cennetten Kovuluş” başlığını taşımakta olup, İncil’in Eski Ahit kısmının Tekvin (Yaratılış) kitabı 3. bölüm, 24. ayetine dayanan derin bir teolojik ve sembolik anlatıyı görselleştirir. Gravür, Adem ile Havva’nın Tanrı'nın emrine karşı gelip yasak meyveden yemelerinin ardından işledikleri ilk günah sebebiyle Cennet Bahçesi’nden (Eden) kovulmalarını betimlemektedir. Figürlerin beden dili ve yüz ifadeleri, Tanrı’nın ilahi hükmü sonrası yaşanan derin pişmanlık, suçluluk ve çaresizliği gözler önüne serer. Kompozisyonun merkezinde, önde ilerleyen Adem’in endişeli ama kararlı bakışı, arkada gelen Havva’nın ise gözlerini kapatarak ağlaması dikkat çekmektedir. Havva’nın sol eliyle yüzünü örtmesi, utanç ve acıyı simgelerken, Adem’in diğer elini onun eline uzatması, bu yeni ve bilinmez dünyada yalnız olmadıklarını ima etmektedir. Kompozisyondaki karanlık arka plan, cennetten çıkışın aydınlıktan karanlığa doğru bir geçiş olduğunu; yani ilahi nurdan uzaklaşmayı temsil etmektedir. Bu sahne, sadece bireysel bir düşüşün değil, tüm insanlığın yeryüzü serüveninin başlangıcını simgelemektedir. Teolojik olarak bu an, “ilk günah”ın bir sonucu olarak tanımlanmaktadır. Tanrı tarafından verilen bir emrin çiğnenmesiyle birlikte insan doğası günaha bulaşmış, Tanrı ile arasındaki saf bağ zedelenmiş ve cennetten (yani İlahi Varlık ile birlik halinden) kopmuştur. Bu olay, Hristiyan teolojisinde Mesih’in kurtarıcı rolünün gerekçesi olarak da kabul edilmektedir. İnsanlığın günahla lekelenmesi ve bu günahın ancak ilahi bir kefaretle arınabileceği fikri, bu anlatının temelini oluşturmaktadır.