GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Hazreti Davut Ve Süleyman'ın Hakimiyet Alanları ve Fetihleri -  - 1870's
GHA7101
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Hazreti Davut Ve Süleyman'ın Hakimiyet Alanları ve Fetihleri

Basım Tarihi1870's
Baskı TürüÇelik Baskı (Arkası Yazılı)
KategoriHaritalar

Açıklama

“Hazreti Davud ve Süleyman’ın Hakimiyet Alanları ve Fetihleri” başlıklı bu harita, antik İsrail Krallığı’nın en güçlü dönemini temsil eden ve Eski Ahit’te (Tevrat) anlatılan hükümdarlıkların siyasi ve coğrafi sınırlarını göstermektedir. Harita, Kral Davud’un askeri seferleri ve Kral Süleyman’ın genişlettiği sınırlar dahil olmak üzere, M.Ö. 10. yüzyıl civarındaki kutsal toprakların durumunu yansıtan ayrıntılı bir betimlemedir. Coğrafi olarak, batıda Akdeniz kıyılarından (The Great or Uttermost Sea), doğuda Mezopotamya'nın başlangıcına kadar; kuzeyde Antakya (Antioch) ve Toros Dağları’ndan, güneyde Akabe Körfezi ve Sina Yarımadası’na kadar uzanan oldukça geniş bir alanı kapsamaktadır. Haritada öne çıkan antik şehirler arasında Jerusalem (Kudüs), Hebron, Jericho (Eriha), Bethlehem (Beytüllahim), Damascus (Şam), Tyre (Sur), Sidon (Sayda), Gaza (Gazze) ve Petra (Sela, The Rock) gibi yerleşimler bulunmaktadır. Ayrıca, “Ur of the Chaldees - Kalde Ülkesi'nin Uru” gibi Mezopotamya’nın kadim şehirleri ile Haran, Racca, Euphrates (Fırat) Nehri gibi kutsal metinlerde sıkça geçen bölgeler de detaylı şekilde işlenmiştir. Moab, Ammon, Edom, Syria, Zobah, Hamath, Ishtob gibi antik krallıklar ve kabile alanları, dönemin politik yapısını yansıtan şekilde sınırlandırılmıştır.Kutsal Kitap'a dayalı kronolojiye göre Davud’un askeri seferleriyle kurulan krallık, Süleyman döneminde zenginlik, mimari ve bölgesel nüfuz açısından en parlak dönemini yaşamıştı. Bu harita, sadece coğrafi bir belge değil; aynı zamanda dini ve tarihi bir anlatının da görsel temsili olarak değerlendirilmelidir. Yüksek detaylı topografik çizimiyle dikkat çeken harita, dağ silsileleri, nehir yatakları, çöl geçitleri ve kıyı şehirleri gibi doğal unsurları da büyük bir titizlikle sunar. Sina Dağı (Mt. Sinai), Nebo Dağı (Mt. Nebo) ve Horeb gibi kutsal dağlar da konumlandırılmış, peygamber anlatılarına referansla sembolik ve teolojik bir önem kazandırılmıştır.