| Sanatçı | Ernst Georg Ravenstein (1834-1913) |
| Gravür Yapan | Ernst George Ravenstein (1834-1913) |
| Basım Tarihi | 1878 |
| Baskı Türü | Tahta Baskı (Gazete-Arkası Yazılı) |
| Kategori | Haritalar |
| Kaynak | The İllustrated London News (February 16 1878-Page 149) |
“Constantinople and Its Approaches” başlıklı harita ve ona eşlik eden The Illustrated London News gazetesinin 16 Şubat 1878 tarihli haber metni, Osmanlı başkenti İstanbul’un Karadeniz ve Marmara Denizi arasındaki stratejik konumunu, özellikle yaşanan Rus tehdidi bağlamında ayrıntılı şekilde ele almaktadır. Harita, kentin olası saldırılara karşı nasıl savunulabileceğini göstermek üzere hazırlanmıştır. Haberde, özellikle Çatalca Hattı, Derkos Gölü, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Silivri, Kartal, Scutari (Üsküdar) gibi bölgelerin savunma açısından önemi vurgulanmakta, topografik avantajların yanı sıra su kaynakları, demiryolu hatları, dağ silsileleri ve askeri mevzilenmeler hakkında da bilgi verilmektedir. Makale, Rusların Balkanlar üzerinden İstanbul'a doğru ilerleyebileceği ihtimaline karşı, İstanbul’un bir savunma üssü olarak sahip olduğu avantajları değerlendirir. Özellikle Küçükçekmece ve Büyükçekmece gölleri, doğal hendekler olarak tanımlanır ve İstanbul’un batısından gelen bir kara saldırısına karşı ilk savunma hatları olarak ele alınır. Haritadaki “Turk line of defence” ibaresi, İstanbul’un batıdan karayolu ile gelen düşman kuvvetlerine karşı oluşturduğu doğal ve inşai savunma hattını göstermektedir. Hat, Silivri’den başlayıp Büyükçekmece-Küçükçekmece-Derkos-Göktürk-İstranja Dağları boyunca uzanır. “This is nature’s rampart for Constantinople” ifadesiyle bu hattın, İstanbul'u korumak için tabiat tarafından verilmiş bir savunma hattı olduğu ve İstanbul’un düşmesinin önündeki en büyük kara engeli olduğu açıkça belirtilmektedir. Çatalca dağlık yapısıyla savunma için elverişli bir bölge olarak belirtilirken, Belgrad Ormanı ve çevresindeki tepelik alanların top menzili içinde olması sayesinde kentin korunmasına katkıda bulunduğu ifade edilir. Haberde ayrıca Boğazlar’ın (özellikle Rumeli ve Anadolu Hisarları ile birlikte) hem denizden hem de karadan yapılacak saldırılara karşı nasıl bir savunma düzeni oluşturabileceği ele alınır. Derkos Gölü ve çevresi, içme suyu temini açısından stratejik bir konumda yer almakta, bu nedenle bölgenin ele geçirilmesinin şehrin su kaynakları üzerinde doğrudan etki yaratacağı vurgulanmaktadır. Gazeteye göre, İstanbul’un savunması sadece askeri mevzilerle değil, aynı zamanda coğrafi konumu, doğal engelleri ve deniz yolları üzerindeki kontrolüyle sağlanabilir. Şehrin hem Avrupa hem de Asya kıtalarında yer alması, onu sadece Osmanlı açısından değil, tüm büyük güçler açısından da vazgeçilmez bir merkez haline getirmiştir. Haberde geçen şu ifadeler bu düşünceyi pekiştirir: “Constantinople stands on two quarters of the globe, and between two seas, and seems destined by nature to be the capital of the ancient continent.” Sonuç olarak, bu harita ve haber metni, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı bağlamında İstanbul’un stratejik ve askeri savunma durumu hakkında bilgi veren bir kaynaktır.