GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
1853-1856 Osmanlı-Rus Savaşı (Kırım Savaşı) Sırasında Kırım Savaşına Katılmak İçin Kürt Süvarileri ile İstanbul'a Gelen Kara Fatma Hanım -  - 1854
GOT42001B
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

1853-1856 Osmanlı-Rus Savaşı (Kırım Savaşı) Sırasında Kırım Savaşına Katılmak İçin Kürt Süvarileri ile İstanbul'a Gelen Kara Fatma Hanım

Basım Tarihi1854
Baskı TürüTahta Baskı (Gazete-Arkası Yazılı)
KategoriOsmanlı İmparatorluğu ve Türkiye
KaynakThe İllustrated London News (April 22 1854-Page 364)

Açıklama

Bu gravürdeki "Kara Fatma Hanım", tarihteki Kurtuluş Savaşı’nın kadın kahramanı olan Kara Fatma ve 1877-1878 Osmanlı Rus harbinde Aziziye Tabyasındaki Kara Fatma ile karıştırılmamalıdır. Kara Fatma, Kırım Savaşı sırasında yaklaşık üç yüz Kürt atlısıyla birlikte Osmanlı ordusuna katılmak üzere İstanbul’a gelmiş, Maraş ve Kilikya bölgesinde yaşayan ve dört bin atlı kapasitesine sahip büyük bir Kürt aşiretinin lideridir. Osmanlı’nın doğrudan kontrolünde olmayan “başıbozuk” gruplardan biri olan bu aşiret, Müslüman olmayan bir devlete karşı savaşı fırsat bilerek Osmanlı Devleti’ne sadakat göstermek amacıyla İstanbul’a gönüllü destek için gelmiştir. Kara Fatma Hanım’ın birliği, İstanbul üzerinden Kırım cephesine sevk edilmiştir. Gerçek adı tam olarak bilinmeyen Kara Fatma, Batılı kaynaklarda “Fatima Hatun”, “Kara Güzel” “Kürt Amazonu” ve “Black Princess” gibi adlarla da anılmakta; ata binişi, kıyafeti, açık yüzü ve sert ifadeleriyle erkek görünümlü, yaşlı, koyu tenli ve küçük yapılı bir kadın olarak tasvir edilmektedir. Bazı gazetelerde, Kara Fatma’nın kocasının hapiste olduğu ve Sultan’a bağlılığını gösterip onu kurtarmak amacıyla savaşa katıldığına dair söylentiler de yer almıştır. Osmanlı belgelerinde ise, Cerid Aşireti mensubu Kara Fatma’ya Kırım Savaşı’na katkılarından ötürü padişah tarafından altın madalya ve maaşla ödüllendirilmiştir. Gravürde, Kara Fatma Hanım geleneksel bir giysiyle önde at üstünde, mızrak taşıyan savaşçı bir kadın lider olarak tasvir edilirken, arkasında geleneksel kıyafetli Kürt atlıları tören havasında ilerlemektedir. Batı basını onu, kadınların savaş dönemindeki aktif rolünü göstermek için sembolleştirmiştir. İstanbul halkının da büyük ilgisini çeken bu olay, hem Osmanlı’daki kadın lider figürünün nadir bir örneğini sunmakta hem de Osmanlı'nın çok-etnikli gönüllü bağlılık sistemini ve Batı’ya yönelik modernleşme imajını temsil eden güçlü bir sahne olarak tarihsel önem taşımaktadır.