GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
07 Eylül 1876 Tarihinde Eyüp Camisinde Hazreti Ömer'in Kılıcını Kuşandıktan Sonra Şeyhülislam ve Kılıç Alayı İle Birlikte Padişah II.Abdülhamid'in Camiden Ayrılışı  - Joseph Nash (1809-1878) - 1876
GOT30101BB
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

07 Eylül 1876 Tarihinde Eyüp Camisinde Hazreti Ömer'in Kılıcını Kuşandıktan Sonra Şeyhülislam ve Kılıç Alayı İle Birlikte Padişah II.Abdülhamid'in Camiden Ayrılışı

SanatçıJoseph Nash (1809-1878)
Basım Tarihi1876
Baskı TürüTahta Baskı (Gazete)
KategoriOsmanlı İmparatorluğu ve Türkiye
KaynakThe Graphic (October 07 1876-Page 341)

Açıklama

Osmanlı padişahlarının tahta çıkışlarında icra edilen geleneksel merasim ‘cülus’ adıyla bilinir ve imparatorluk siyasetinde meşruiyetin en önemli göstergelerinden birini teşkil eder. 31 Ağustos 1876 tarihinde tahta çıkan Padişah II. Abdülhamid’in cülus töreni de klasik Osmanlı teamüllerine uygun biçimde gerçekleştirilmiştir: Top atışlarıyla halk yeni padişahın ilanına tanık olmuş, bi‘at merasimiyle devlet erkanı ve ulema bağlılıklarını bildirmiş, cülus bahşişi geleneği sürdürülmüştür. Törenin en mühim aşaması ise Eyüp Sultan Türbesi’nde icra edilen kılıç kuşanma merasimidir. Hazreti Peygamber’in sahabesi Ebu Eyyub el-Ensari’nin manevi huzurunda 7 Eylül 1876 tarihinde kılıç kuşanan II. Abdülhamid, böylece Osmanlı tahtına meşru olarak oturmuş ve saltanatını resmen başlatmıştır. 07 Ekim 1876 tarihli The Graphic gazetesinde yayımlanan bu gravür, Padişah II. Abdülhamid’in tahta çıkış merasiminin son safhası olan kılıç kuşanma töreninin ardından Eyüp Sultan Camii’nden ayrılışını tasvir etmektedir. Aşağıda, söz konusu gazetedeki haber metninin Türkçe tercümesi, özgün anlamı korunarak tamamı verilmiştir; “Sultan II. Abdülhamid’in Tahta Çıkış Merasimi-Yeni bir sultanın tahta çıkışındaki son merasim, Osmanlı hanedanının kurucusu Osman’ın (Osman veya Othman) kılıcıyla yapılan kuşanma törenidir. Bu kılıç Eyüp Camii’nde muhafaza edilmektedir. Caminin içinde, Peygamber’in sahabelerinden büyük Müslüman aziz Ebu Eyyub el-Ensari’nin türbesi bulunmaktadır. Ebu Eyyub, MS 675 yılında Bizans surlarına karşı yapılan sefer sırasında şehit düşmüştür. Eyüp Camii kutsal kabul edilir; öyle ki bir gayrimüslimin buraya girmesine asla müsamaha gösterilmez. Anlatıcı, bir defasında yalnızca avluya bakmaya teşebbüs ettiği için taşlandığını aktarmaktadır. Bu cami Haliç’in İstanbul yakasındaki bir tepe üzerinde yer alır. 1453’te İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed tarafından beyaz mermerden inşa edilmiştir. Sultan II. Abdülhamid’in kılıç kuşanma töreni geçtiğimiz ayın 7’sinde gerçekleşmiş ve eski Konya sultanlarının soyundan gelen Molla Hünkar tarafından icra edilmiştir. Tören sırasında kılıç, Sultan’a geleneksel sözlerle takdim edilmiştir:“İmanla al, çünkü onu sana gönderen Allah’tır.” Eyüp’e saltanat kayığıyla gelmiş olan Sultan, törenin ardından atına binerek şehrin içinde geleneksel geçit törenine katılmıştır. Güzergah boyunca sokaklar Hristiyanlar, Müslümanlar, Avrupalılar ve Asyalılarla dolmuş, herkes alayın geçişini izlemek için toplanmıştır. En coşkulu tezahürat, yol boyunca yerleştirilmiş okul çocuklarının şarkılarından yükselmiş, çocuklar yeni Padişahlarının onuruna kasideler okumuşlardır. Geçit töreni ne çok uzun ne de çok gösterişliydi; asker sayısı da görece azdı. En dikkat çekici birlik, Sultan’ın Muhafız Birliği idi. Bu birlik kırmızı, altın işlemeli bir üniforma ve önünde geniş bir altın plaka bulunan kadife bir başlık giymekteydi. Törene hem din hem de devlet erkanından çeşitli ileri gelenler katılmıştı. Bunların en önemlisi, beyazlar giymiş olarak Sultan’ın hemen önünde yer alan Şeyhülislam Hasan Kairoullah Efendi idi. Ardından Sultan II. Abdülhamid, muhteşem bir beyaz at üzerinde görünmüştür. Kendisi zengin mücevherlerle süslenmiş bir askeri üniforma giymekte, elinde elmas kakmalı bir kılıç taşımaktaydı. Ancak fesinde ne sorguç ne de mücevher bulunuyordu. Metnin eşlik ettiği illüstrasyon, Eyüp Camii kapısından çıkan alayı, törenin hemen ardından tasvir etmektedir.”