GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
1876 Kanun-i Esasi’si Sonrasında Toplanan ilk Osmanlı Millet Meclisi’nin (Meclis-i Mebusan) Oturum Halindeki İç Görünümü -  - 1877
GOT109301
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

1876 Kanun-i Esasi’si Sonrasında Toplanan ilk Osmanlı Millet Meclisi’nin (Meclis-i Mebusan) Oturum Halindeki İç Görünümü

Basım Tarihi1877
Baskı TürüTahta Baskı (Gazete-Arkası Yazılı)
KategoriOsmanlı İmparatorluğu ve Türkiye
KaynakThe Illustrated London News (April 14, 1877-Page 344)

Açıklama

Bu gravür, The Illustrated London News’in 14 Nisan 1877 tarihli sayısında yer alan haberin görsel anlatımı olup, 1876 Kanun-i Esasi’si sonrasında toplanan ilk Osmanlı Millet Meclisi’nin (Meclis-i Mebusan) tam oturum halindeki iç görünümünü göstermektedir. Aşağıda, bu gravürle ilgili haber metninin Türkçe tercümesi, özgün anlamı korunarak verilmiştir “Millet Meclisi salonunun iç görünümünü, meclis tam oturum halindeyken sunuyoruz. Senato ile Millet Meclisi’nin halihazırda toplandığı bina, iki ayrı salondan oluşmakta olup “Darülfünun” (1933 yılından itibaren İstanbul Üniversitesi) olarak adlandırılmaktadır. Bu yapı, Ayasofya Camii ve eski Yunan katedrali yakınında yer almaktadır. Bina, Sultan Abdülmecid döneminde, 1840 yılından itibaren planlanan Osmanlı Üniversitesi için kısmen inşa edilmiştir ancak 1854’teki Kırım Savaşı dönemine kadar tamamlanamamıştır. Savaş sırasında bina, İngiliz ordusunun hasta ve yaralı askerleri için askeri hastane olarak kullanılmıştır. Savaşın sona ermesinden bir süre sonra, Osmanlı Hükümeti üniversite planını gerçekleştirmeye çalıştı. Binanın bir kısmı onarıldı ve tamamlandı. Edebi, tarihi, bilimsel ve diğer alanlarda çeşitli hocalar atandı. Bunlardan biri, şu anda Millet Meclisi Başkanı olan Ahmed Vefik Efendi idi. Üniversitede yalnızca iki ders verdi ve konuları tarih felsefesiyle ilgiliydi. Ders veren diğer tek profesör ise kimya profesörüydü ve onun da verdiği tek dersin, modern bilimin ilkeleri yerine simya mucizeleriyle ilgili olduğu bildirilmektedir. Kısaca ifade etmek gerekirse, Osmanlı Üniversitesi girişimi tam bir başarısızlıkla sonuçlandı ve Türkiye’deki birçok liberal ve yararlı proje gibi, büyük bir kamu kaynağı israfından sonra rafa kaldırıldı. Daha sonra, bu büyük ve boş binanın devlet hizmetine tahsis edilebilmesi amacıyla, Ticaret ve Bayındırlık Bakanlıkları binanın çeşitli kısımlarına yerleşti. Son dönemde, Ticaret Bakanlığı tarafından boşaltılan iki kat, yeni anayasa doğrultusunda iki yasama organı için düzenlendi. Bu salonlar birbirinin aynısı olup aynı şekilde dekore edilmiş ve döşenmiştir. Farklılık yalnızca “tribün”ün, yani konuşma yapan milletvekilinin Meclis’e hitap ederken ayakta durduğu platform ve kürsünün konumundadır. Salonun uzunluğu 52 fit (yaklaşık 16 metre), genişliği ise 36 fittir (yaklaşık 11 metre). Dekorasyonu Rönesans, Mağrip ve modern tarzların bir karışımıdır. Tavan, farklı renklerde doğrusal desenlerle ve bazı altın yaldızlarla süslenmiştir. Galerilerin ön cephelerinde ise Sarazen (İslam) tarzı süslemeler yer almaktadır. Yan galerilerde Sultan’a, yabancı elçilere ve diğer seçkin konuklara ayrılmış özel localar vardır. Ayrıca bir de muhabirler galerisi bulunmaktadır. Meclis üyeleri, diğer kıta Avrupası parlamentolarında olduğu gibi, önlerinde yazı masaları bulunan sıralarda otururlar ve Başkan ile Sekreterlerin bulunduğu kürsüye karşı konumlanırlar. Bu kürsüye, hafif eğimli bir zeminle yükselen basamaklı bir geçitle çıkılır. Konuşma yapan üye için ayrılan “tribün” ya da kürsü, Başkan’ın platformunun biraz altında ve önünde yer alır. Millet Meclisi’nde bu kürsü, Başkan’ın sandalyesinin sol tarafına yerleştirilmiştir ancak Senato’da Başkan’ın sağ tarafındadır.”