GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Doğu Meselesi: İstanbul’da Kanun-i Esasi’nin İlanı -  - 1877
GOT106601
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Doğu Meselesi: İstanbul’da Kanun-i Esasi’nin İlanı

Basım Tarihi1877
Baskı TürüTahta Baskı (Gazete-Arkası Yazılı)
KategoriOsmanlı İmparatorluğu ve Türkiye
KaynakThe Illustrated London News (Jan 6 1877-Page 20)

Açıklama

Bu gravür, 6 Ocak 1877 tarihli The Illustrated London News gazetesinde yayımlanmış olup, Osmanlı Anayasası’nın (Kanun-i Esasi) 23 Aralık 1876 günü İstanbul’da Babıali önünde yapılan ilan törenini göstermektedir. Tören, Tersane/İstanbul Konferansı açılış günüyle aynı zamana denk gelmiş ve Osmanlı Devleti’nin diplomatik reform vaatlerinin bir simgesi olmuştur. Aşağıda, bu gravürle ilgili haber metninin Türkçe tercümesi, özgün anlamı korunarak tamamı verilmiştir; “YENİ TÜRK ANAYASASININ İLANI - Midhat Paşa tarafından Türkiye'nin sıkıntılarının giderilmesi için hazırlanan yeni Anayasa'nın ilan töreninin yerinde izleyerek yaptığı çizimleri için Konstantinopolis'teki özel sanatçımıza da minnettarız. Konstantinopolis'te 23 Aralık'ta ilan edilen yeni Türk Anayasası, tam dini hoşgörü, basın özgürlüğü ve zorunlu eğitim vaat ediyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun tüm vatandaşlarının yasalar önünde eşit olacağı deklere edilmiştir. Temsilciler Meclisi ve Senato'dan oluşan bir Yasama organı kurulacaktır. Yasaları düzenleme inisiyatifi Bakanlar ve milletvekilleri tarafından kullanılacaktır. Yerel yönetimler "ademi merkeziyetçilik ilkesiyle" yürütülecektir. Özel Sanatçımızın resmettiği ilan töreni, Tersane Konferans'ın ilk günü olan 23 Aralık Cumartesi günü Babıali önünde gerçekleşti. Konstantinopolis'e yeni gelen Globe gazetesinin muhabiri, törenle ilgili şu açıklamayı yaptı: "Babıali , Stambul'un yüksek bir tepesinde bulunmaktadır, Haliç Boğazı üzerindeki köprüden yarım mil uzakta ve Haliç Boğazı, Boğaziçi, Pera ve Üsküdar'ın muhteşem manzarasına hakimdir. Gün doğumundan itibaren yağan yağmurla ayak bileğine kadar çamur olmuş dar bir sokakla çıkılan Babıali’nin önündeki meydan, geldiğimde zaten oldukça kalabalıktı. Kısa bir süre sonra askeri bir bandonun sesi duyuldu ve askerler bölükler halinde yerlerini aldı. İşleri yeni bitmişken, bir boru sesi duyuldu ve sağanak yağmur altında Veziriazamın temsilcisinin yaklaştığı ilan edildi. Muhteşem bir heyet eşliğinde, binanın ana kapılarından birinden, kendisi için orta cephenin merkezinde hazırlanmış olan kırmızı kaplı devasa kürsüye kadar ciddi bir geçit töreni halinde yürüdü. Kürsüye güçlükle çıktı. Binbir Gece Masalları'nda okuduğumuz türden inci, akik ve elmaslardan oluşan basamaklarla değil, ama inanın ki, sıradan bir merdivenle çıktı ve yaveri tarafından üzerine tutulan yeşil ipek şemsiyenin altında, Anayasa'yı okumaya başladı. Konuştuğu süre boyunca olağanüstü bir sessizlik hakimdi, sadece bir kere askerler kalabalığın kendi aralarından geçmesine izin verdiğinde bu sessizlik bozuldu. Net ve gür bir sesle, oldukça uzaklardan dahi duyulabilecek şekilde, halka Sultanlarının iradesini bildirdi. Belgeyi okuma yaklaşık yirmi dakika sürdü ve bitiminde kürsüden müziğin sesi ve kalabalığın coşkulu sözleri arasında ve şiddetli yağmurun izin verebildiği kadar düzenli bir geçişle, yine heyetle birlikte binanın içine doğru ilerledi. Midhat Paşa'nın ulusal borcun faizlerinin askıya alınmasına ilişkin yasayı iptal ederek kendi Anayasasını ihlal eden ilk kişi olduğu ilginç bir gerçek olarak da muhabirimiz tarafından belirtiliyor. Ayrıca, "Faizleri ödemek için para yok, bu doğru, ama şimdi ödemeye karşı bir yasa da yok, bu da tahvil sahiplerinin takdir edeceği bir taviz." olduğu Muhabirimiz tarafından ekleniyor.”