| Sanatçı | William Hilton (1786-1839) |
| Gravür Yapan | Peter Lightfoot (1805-1885) |
| Basım Tarihi | 1860's-1880's |
| Baskı Türü | Çelik Baskı |
| Kategori | Mitoloji |
| Kaynak | The Art Gallery illlustrated By One Hundred Fifty Examples After Eminent Painters Engraved on Steel -J.S.Virtue & Co. Limited |
Bu gravür, William Hilton tarafından resmedilen ve Peter Lightfoot tarafından gravüre dönüştürülen “Cupid and Nymph-Aşk Tanrısı Ve Orman Perisi” adlı esere dayanmaktadır. Konu, klasik mitolojiden esinlenen ve Shakespeare’in bir sone’siyle de doğrudan bağlantılı olan alegorik bir sahneyi betimlemektedir. Shakespeare’in dizelerinde, “Uykuya dalmış küçük aşk tanrısı, kalplere ateş saçan yayı yanında unutulmuş, böylece bir genç bakire tarafından silahsız bırakılmıştır.” Gravürde de benzer bir sahne görülmektedir. Küçük aşk tanrısı, tatlı bir uykuya dalmışken yanında bıraktığı “kalpleri tutuşturan yayı” farkında olmadan bir orman perisinin eline geçer. Gravürde orman perisi, aşk tanrısının yayını hınzırca başının üzerine kaldırırken, uykulu bakışlarla şaşkınlık içindeki aşk tanrısı sahnenin merkezinde yer almakta ve tüm dikkati üzerine çekmektedir. Bu sahne yalnızca oyunbaz bir mizah unsuru taşımaz, aynı zamanda güçlü bir alegorik anlam da barındırmaktadır. Aşk tanrısının silahsızlandırılması, aşkın yönlendirici ve çoğu zaman kontrol edilemez gücünün geçici olarak dizginlenmesini simgelerken, figürün uykudaki kırılganlığı onun gerçek kudretini yitirmediğini, yalnızca kısa bir süreliğine etkisiz kaldığını ima etmektedir. Bu açıdan eser, aşkın doğasının asla tamamen kontrol altına alınamayacağını ve insanların bu kudret karşısında her daim savunmasız kalacağını ve düşündürücü bir şekilde vurgulamaktadır. William Hilton’un figürlere verdiği zarif kıvrımlar ve detaylı yüz ifadeleri, Titian’ın eserlerini hatırlatacak derecede güçlüdür. Gravürde kullanılan gölge-ışık geçişleri, aşk tanrısının masum bedenini ve perinin yüzündeki oyunbaz kararlılığı güçlü bir karşıtlık içinde öne çıkarmakta ve bu ikilik sahneyi yalnızca romantik değil, aynı zamanda ironik bir anlatı haline getirmektedir. İkonografik açıdan aşk tanrısı aşkın, arzu ve tutkunun evrensel gücünü simgelediğinden burada güçsüz düşmüş olsa da doğası gereği yeniden etkinleşecektir. Orman perisi ve çalınan yay insanların aşkı dizginleme veya kontrol etme arzusunu anlatmasına rağmen bu girişim aşkın kaçınılmaz doğası karşısında her zaman geçici kalacaktır. Sonuç olarak aşk, insanlar tarafından kontrol edilmeye çalışılsa da en beklenmedik anda yeniden ortaya çıkacak bir güçtür ve Ressam Hilton’un bu eseri, bu evrensel temayı zarif, incelikli ve aynı zamanda düşündürücü bir üslupla yansıtmıştır.