| Sanatçı | William Etty (1787-1849) |
| Gravür Yapan | Charles William Sharpe (1818-1899) |
| Basım Tarihi | 1853 |
| Baskı Türü | Çelik Baskı-Mezzotint |
| Kategori | Mitoloji |
| Kaynak | The National Gallery Div 3 Comprising The Pictures Known As The Vernon Collection And A Selection From The Works Of Modern Sculptors |
Bu gravür, William Etty’nin “Youth on the Prow, Pleasure at the Helm” (Gençlik Dümen Başında, Zevk İse Kılavuz) başlıklı orijinal yağlıboya tablosuna dayanmaktadır. 1832’de Kraliyet Akademisi’nde sergilenen eser, günümüzde Londra’daki Tate Müzesi koleksiyonunda yer almaktadır (kanvas üzeri yağlıboya, 44.4 × 32.3 cm). Gravür ise Charles William Sharpe tarafından 1853 yılında çelik baskı-mezzotint yöntemi ile titizlikle işlenmiştir. Kompozisyon, insan yaşamının şiirsel bir alegorisi olarak tasarlanmıştır. Bu alegori, hayatı bir yolculuk olarak resmeder ve şarkılar ve güzelliklerle bezenmiş gençlik gemisi, kaçınılmaz fırtınalara doğru sürüklenmektedir. Gemi deniz üzerinde süzülürken “Gençlik” dümeni tutmakta, “Zevk” ise kılavuzluk etmektedir. Ancak heves ve eğlencenin cazibesiyle meşgul olduklarından izledikleri rotaya kayıtsız kalarak, geminin nereye sürüklendiğine aldırmazlar. Gemideki figürler şarkılar, oyunlar ve neşeyle anı yaşamaktadırlar. İçlerinden biri havaya bırakılmış bir balonu yakalamaya çalışmaktadır. Geminin etrafında yer alan diğer figürler de güzelliğinin cazibesine kapılarak bu neşeli yolculuğa katılma arzusundadır. Eser, Thomas Gray’in şiirinden yapılan şu dizelerle özdeşleşir: “Neşeyle güler sabah, tatlı meltem eser, / Gururla süzülür mavi alemde gemi, / Altın süsleriyle görkemli yol alır, / Gençlik dümen başında, Zevk ise kılavuz / Fırtınaların kasvetli öfkesinden habersiz, / Fırtına kasvetli bir sükunete bürünmüş, avını bekliyor.”). Bu dizeler, tablonun ana fikrini özetlemektedir. Gençlik ve zevk, hayat yolculuğunu coşkuyla süsler, fakat bu yolculuğun ardında, sessizce bekleyen fırtına ve ölümün kaçınılmazlığı vardır. Yelkenin bağlı olduğu serenin tepesinde oturan iki güvercin sadelik ve masumiyetin simgesi iken, yaklaşan fırtınayı haber veren kara bulutların üstünden geminin ilerleyişini izleyen kanatlı bir figür kaderin ya da ölümün kişileştirilmiş alegorisini temsil etmektedir. Dolayısıyla, mitolojik unsurlarla ahlaki göndermeleri birleştiren bu alegori, yaşamın şiirsel bir temsili niteliğindedir. Gençlik ve zevk göz alıcıdır fakat geçicidir. Hayallerin gemisi eninde sonunda hüzün ve kayıplar içinde kaybolur. Şair Thomas Gray’dan yapılan alıntıda da vurgulandığı gibi, hakikate dayanmayan hiçbir güzellik kalıcı olamaz ve yaşamın geçiciliği fark edilmeden hiçbir sevinç gerçek sayılmaz.