GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Hazreti Hacer ve Hazreti İsmail'e Çölde Meleğin Gözükmesi,  Genesis (Diriliş), Chapter (Bölüm) 21. Verse (Ayet) 15-22 - William Artaud (1763-1823) - 1835
GDI4201
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Hazreti Hacer ve Hazreti İsmail'e Çölde Meleğin Gözükmesi, Genesis (Diriliş), Chapter (Bölüm) 21. Verse (Ayet) 15-22

SanatçıWilliam Artaud (1763-1823)
Basım Tarihi1835
Baskı TürüAsit Yedirme-Mezzotint
KategoriDin
KaynakThe Holy Bible Containing Old and New Testaments to Which are Added Notes, illustrations and Practical Obsevations By The Rev. Matthew Henry

Açıklama

Bu gravür, İncil’in Eski Ahit kısmının Tekvin (Yaratılış) kitabının 21. bölüm 15.-22. Ayetler arasında anlatılan Hacer ve İsmail’in çölde Tanrı’nın melekleri tarafından kurtarılması olayını betimlemektedir. Bu sahne, yalnızca dramatik bir terk edilişin değil, aynı zamanda Tanrı’nın inayeti ve kurtarıcı gücünün görkemli bir yansımasıdır. Hacer ve oğlu İsmail çölde susuz kalıp ölümle burun buruna geldiklerinde, Tanrı onların feryadını işitir ve bir melek aracılığıyla Hacer’e seslenerek korkmamasını söyler. Ardından Tanrı, Hacer’in gözlerini açar ve ona bir su kuyusu gösterir. Gravürde, Hacer çölde yere çökmüş bir şekilde dua ederken, bulutların arasından beliren bir melek ona seslenmektedir.Bu gravür, ilahi inayetin fiziksel çöl koşullarında nasıl tezahür ettiğini gösterirken, aynı zamanda inanç ve güvenin karşılık bulduğuna dair derin bir teolojik anlam taşımaktadır. Hacer’in gökyüzüne yönelen bakışı ve meleğin yukarıyı işaret eden eli, Tanrı’nın planına olan mutlak teslimiyetin sembolü gibidir. Kur’an-ı Kerim’de de yer alan bu anlatı, İsmail’in susuzluktan kıvranması ve Hacer’in su arayışı sırasında Safa ile Merve tepeleri arasında yedi kez koşması ile İslam inancında da derin sembolik anlamlara sahiptir. Nihayetinde Tanrı, Hacer’in dualarına karşılık verir ve Zemzem suyunun mucizevi şekilde yeryüzüne fışkırmasıyla, hem biyolojik hem de ruhsal bir kurtuluş gerçekleşir. Dolayısıyla bu sahne, yalnızca bir annenin acı ve yakarışını değil, kaderin derinliklerinde saklı olan ilahi bağışlanmanın, teslimiyetin ve sabrın yüceliğini simgelemektedir.