GRAVÜR DÜNYASI
Dijital Gravür Kütüphanesi
Büyük Tufanda Kullanılan Hazreti Nuh'un Gemisi - On Emir'in Yazılı Olduğu İki Orijinal Taş Tableti Barındıran Ahit Sandığı - Andrew Bell (1726-1809) - 1797
GDI1301
Yüksek çözünürlüklü görseller için bizimle iletişime geçin.

Büyük Tufanda Kullanılan Hazreti Nuh'un Gemisi - On Emir'in Yazılı Olduğu İki Orijinal Taş Tableti Barındıran Ahit Sandığı

SanatçıAndrew Bell (1726-1809)
Basım Tarihi1797
Baskı TürüBakır Baskı
KategoriDin
KaynakEncyclopaedia Britannica or, a Dictionary of Arts, Sciences, and Miscellaneous Literature By Andrew Bell

Açıklama

Bu gravür, iki kutsal nesneyi (Nuh’un Gemisi ve Ahit Sandığı’nı) bir arada sunarak Eski Ahit’teki iki önemli ilahi koruma ve antlaşma sembolünü aynı kompozisyonda karşılaştırmalı olarak resmeder. Gravürün üst kısmında yer alan sahne, İncil’in Eski Ahit kısmının Tekvin (Yaratılış) kitabı’nda anlatılan Nuh Tufanı sırasında Tanrı’nın emriyle inşa edilen ve tufan sularında yüzen devasa gemiyi göstermektedir. Bu gemi, Nuh, ailesi ve her hayvan türünden bir çiftin kurtuluşu için Tanrı tarafından tayin edilen bir araçtır. Yaratılış Kitabında gemi, gofer ağacından (lübnan sediri) yapılmış, içi ve dışı ziftlenmiş, kamaraları bulunan, uzunluğu üç yüz, genişliği elli, yüksekliği otuz arşın olan, yan tarafında kapısı bulunan, alt, orta ve üst güvertelerden oluşan ve yukarıya doğru bir arşın yüksekliğinde penceresi olan bir gemi olarak tanımlanmıştır. Gravürde gemi devasa boyutlarda, sakin sular üzerinde yüzmekte ve arka planda tufanın etkilerini gösteren dumanlı dağlar yer almaktadır. Bu tasvir, Tanrı’nın öfkesinin ve ardından gelen rahmetinin bir sembolüdür ve gemi ise ilahi koruma ve sadık kullarını muhafaza etme aracı olarak betimlenmiştir. Alt sahnede yer alan Ahit Sandığı, Musa’ya Sina Dağı’nda verilen talimatlara göre yapılan ve içinde On Emir tabletlerini barındıran kutsal sandıktır. İki melek figürünün kanatlarını birbirine doğru uzatarak üst kısmını örttüğü bu sandık, Yahudi ve Hristiyan teolojisinde Tanrı’nın varlığının fiziksel dünyada tecelli ettiği yer olarak kabul edilmektedir. Sandığın zarif ve sembolik süslemeleri, onun sadece kutsal bir emanet değil, aynı zamanda ilahi adaletin ve antlaşmanın bir aracı olduğunu vurgulamaktadır. Gravürde ayrıca sandığın taşınmasını sağlayan uzun sırıklar ve Tanrı’nın Musa’ya verdiği diğer kutsal eşyaları sembolize eden bir sürahi ve bir dal figürü yer almaktadır. Bu iki farklı "ark" (gemi ve sandık), ilahi antlaşma ve kurtuluş temasında birbirini tamamlayan semboller olarak sunulmuştur. Nuh’un Gemisi, tüm insanlık için bir kurtuluş aracıyken Ahit Sandığı, yahudi halkıyla Tanrı arasında yapılan özel bir antlaşmanın ifadesidir. Bu bakışla gravür, Tanrı’nın insanlık tarihindeki iki büyük müdahalesini (felaket yoluyla arınmayı ve yasa yoluyla yönlendirmeyi) karşılaştırmalı biçimde bir araya getirmektedir. İki farklı zaman ve bağlamda ortaya çıkan bu kutsal objelerin birlikte sunulması, hem Yahudi hem de Hristiyan teolojisinde Tanrı’nın sürekliliğini, sadakatini ve antlaşmalarına olan bağlılığını vurgulamaktadır.